Katgori: Eşcinsellik
19 Mar 2009Eşcinsellik uzun yıllar, bir kimlik bozukluğu, hastalık veya sapıklık olarak algılanmıştır. 1974 yılında Amerikan Psikiyatri Birliği ve daha sonra 1992 yılında Avrupalılar (ICD) eşcinselliğin sapıklık/sapkınlık olmadığı kararını almışlar ve bu kavramı hastalık sınıflandırmalarından çıkarmışlar, ancak normal bir davranış olduğunu da söylememişlerdir. Yani “eşcinsellik normal dışı bir davranıştır ama sapkınlık değildir” demişlerdir. Bu nedenle eşcinsellik halkta, politikacılar arasında ve bilim çevrelerinde hala tartışılmaktadır. Çünkü cinsel sapkınlık; cinsel açıdan sağlıklı olmama ve dolayısıyla normal olandan sapma durumudur, yani küçük çocuklara karşı hissedilen cinsel istek, her tür fetişizm, kişinin birlikte olduğu kişinin idrarını içmesi yahut dışkısını yemesi ve tüm bunların cinsel haz uğruna yapılması vb. durumların genel ismidir. Ruhsal bozukluk veya anormal davranış ise, göreceli kavramlardır. Zira öncelikle normalin tarif edilmesi gerekir. Yaşadığı toplumdaki kişilerin çoğunluğunun değer yargılarını benimseyen ve toplumun geneline uygun davranan birey normal, aykırı hareket eden birey ise anormal olarak adlandırılabilir. Bu açıdan bakıldığında eşcinsellik anormal bir davranış olarak görülebilir. Ancak ruhsal bozukluk olup olmadığını belirleyen en önemli etken ise; kişinin kendini nasıl hissettiğidir. Eşcinsellerin kendilerini suçlu, huzursuz, yalnız, depresif, sıkıntılı ve gergin hissetmeleri sık rastlanan bir durumdur. Yani ruhuna ve benliğine aykırı olduğu halde eşcinsel eylemlerini sürdürmek zorunda kalmak veya dürtüyü kontrol edememek kişide ruhsal sıkıntı yaratabilir. Ayrıca eşcinsellik; özgür bir tercihin değil, genellikle çocuklukta yaşanan travmaların ve ihmallerin bir sonucudur. Bu açıdan baktığımızda da, eşcinsellik ruhsal bir bozukluktur, bir cinsel eğilim bozukluğudur, bir cinsel kimlik bozukluğudur.
1 Yorum to Eşcinsellik ruhsal bir bozukluk mudur?
cadde sheytanı
Eylül 13th, 2009 at 16:24
merhaba… 25 yaşındayım üniversite mezunuyum… kamuda calışıyorum…lise yıllarında yogun yaşadıgım eşcinsel duygularımın dogrulugu veya bunun bir sapıklık hastalık olup olmayacagı konusundaki endişelerimden ötürü üniversiteye başlar başlamaz ilk işimin üniversite hastanesinin psikiatr servisinden yardım almak olacagını düşünmüş ve nitekim öyle yapmıştm… Ancak bunu söyledigim odada iki kişi vardı bir bay bir bayan dr… bu konudaki dururmumu yanı ” ben bir cinsel sınıfa koyamıyorum kendimi… kadın degilim… erkek vucudum var… ama kadın gibi de cinsel isteklerim var… dürtülerimden rahatsız oluyorum… birşeyler yaşamak istiyorum… bunun yanlış oldugunu düşünüyorum… yapamıyorum… bır gun bir yanlış yapmaktan korkuyorum…” şeklinde durumumu ifade ederken… odadaki iki doktorunda gözleri fal taşı gibi acıldı ve bana söyleikleri şey şuydu: biz bu tür cinsel problemlerinizle ilgilenmiyoruz… beni yönlendirin o halde… nereye gitmem gerektigini bilmiyorum dedigim zaman da bana kimin bu konuda yardımcı olabilecini bilmediklerini ve sadece üzgün olduklarını söylediler… odadan cıkmıstım ki daha kapıyı kapamadan içerden gelen gülme sesleri beni son derece rahatsız etmişti… sizce kendi hastalıgının bilincinde olan ki kendi hastalıgınızın bilinciydeyseniz bence saglıklısınızdır yanı nerde olmanız gerektigini biliyorsunuzdur en azından…her saglıklı birey gibi karsılaşılan bu durumda benım yerımde siz olsaydınız bir daha bu yönlü bir çözüm arayışına girer miydiniz ? size soruyorum…ve yine soruyorum size… benım mı yoksa bu tür bir pskiatr hizetini veren kişilerin mi acil yardıma ihtiyacı var……