Eşcinsellik

Eşcinsellik aynı cinsten kişilere karşı duyulan çekimdir ve eşcinselliğin saklı anlamları vardır. Bunlar;

-aynı cinsten olan ebeveynin sevgisine duyulan ihtiyaç,

-cinsel kimliğin tespitine duyulan ihtiyaç ve

-karşı cinsle yakın olmaya karşı duyulan korku, şeklinde sıralanabilir.

Eşcinsel arzular bir seçim değildir ama bu arzulara göre hareket etmek bir seçimdir. Bu nedenle bir insan eşcinsel bir yaşantı sürmek istiyorsa buna saygı duyulmalı, ancak değişmek istiyorsa buna da saygı duyulmalıdır. Değişime giden yolun 4 adımı vardır. Bunlar;

-eşcinselliğin nedenlerini anlamak,

-ailenin desteğini almak,

-aynı cinsle cinsel olmayan sağlıklı ilişkiler kurma ihtiyacının karşılanması ve

-eşcinselliğe yol açan çocukluk yaralarını iyileştirmektir.

Eşcinsellikle ilgili tartışmaların gündemde olduğu şu günlerde haksız yere birçok eleştiride bulunuldu. Mevlana bir şiirinde diyor ki: “Cehalet insanı çirkinleştirir. Suskunluğum asaletimdendir. Her lafa verilecek bir cevabım var. Lakin bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye?” İnsanları diğer canlılardan ayıran en temel noktalardan biri kendi kaderini yazabilme güç ve kudretidir. Çünkü dünyada öleceğini bilen ve kendi kaderini yazabilen tek canlı insandır. Her şey bir harikulade bir düzen içinde devam eder. Çoğunlukla düzeni bozan insanoğludur, yerli yersiz konuşur, konuşulacak zaman susar, susacak zaman konuşur, haksızlık karşısında susar dilsiz şeytan olur. İlim âleminde kendi dalında otorite olan insanlar günlük hayatta az konuşup çok dinlerler. Onların zihni düşünmek ile meşguldür. Bu durum onların bilmediklerinden konuşamadıklarından değil, bilgeliklerindendir. Susmak, kendini dinlemektir. İnsan ne kadar az düşünürse, o kadar çok konuşur. “Söz var astıra başı, söz var bitire işi” demiş Yunus Emre. Çoğu zaman susmak konuşmaktan daha zordur. Bu nedenle biz www.escinsellik.net ailesi olarak yazılarımızla konuşuyoruz, ekmeğini yediğimiz değerli Türk halkına hizmet ediyoruz, onları doğru bilgilendirip, dertlerine derman olmaya çalışıyoruz. Bunu yaparken de cinsellik hakkında yetkin olduğunu iddia eden (!) ve uzman kisvesi altında toplumu yanlış yönlendirenlerle de mücadelemize devam ediyoruz. Bizi diğerlerinden farksız yapmaya bütün gücüyle gece gündüz çalışan bir dünyada, kendimiz olarak kalabilmek, dünyanın en zor savaşını vermek demektir, bu savaş bir başladı mı, artık hiç bitmez!

www.escinsellik.net ailesi olarak eşcinselliğin bazı tiplerinin kişi isterse tedavi edilebileceğini savunuyoruz. Hal böyleyken, bir takım kişi ve kuruluşlardan gelen tepkilerde kullanılan dilde ve tutumlarda; haset, kıskançlık, alaycılık, agresiflik ve seviyesizlik görüyoruz. Böylesine sert duygusal bir atmosferde eşcinsellik gibi ülkemizin çok önemli bir meselesi hakkında kendi görüşlerimizi dile getirmemiz ne kadar mümkün olabilir? Eşcinselliğin bir hastalık olmadığını, psikoloji bilimi ya da eşcinseller adına, insan hakları ve özgürlükleri bağlamında savunurken, eşcinselliğin bazı alt tiplerinin tedavi edilebileceğini söyleyenlere veya eşcinselliğin bir hastalık olduğunu düşünenlere de neredeyse bir cadı muamelesi yapılması ve buna bağlı olarak bir linç psikolojisiyle hareket edilmesi açıklanması gereken önemli bir çelişkidir. Bu nedenle başta Üniversitelerimiz, Diyanet İşleri Başkanlığı, Sağlık Bakanlığımız ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığımız olmak üzere, medya ve sivil toplum kuruluşları, deve kuşu gibi başlarını kuma gömmekten vazgeçmeli ve eşcinsellik gerçeğini kabul etmelidirler. Çünkü eşcinsellik karşısında yararlı olmayacağı apaçık ortada olan kaçamak bir yola sapmak, ülkemiz için iyi bir seçim olmayacaktır.

Tüm eşcinseller hasta değildir. Çünkü kişi hasta olup olmadığına kendi karar vermelidir. Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla ruh ve beden sağlığının bozulması durumuna hastalık denir. Ya da hastalık, beden veya zihinde meydana gelen, rahatsızlık, dert ve görev bozukluğuna yol açan belirli bir anormal duruma verilen isimdir. Bazen terim yaralanma, sakatlık, sendrom, semptom ve normal yapı ve fonksiyonun anormal çeşitlerini kapsayacak biçimde geniş bir anlamda da kullanılır. Rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza kelimeleri de hastalığın diğer adlarıdır. Hekime başvuran ya da hekim gözetiminde olan kimse anlamında kullanılan hasta sözcüğü ise atalarımız tarafından dilimize sokulan ve farsça anlamı bıçakla yaralanmış adam olan sözcüktür. Türkçe karşılığı ise sayrı’dır. Sağlığı bozuk, marazlı anlamlarında ilk kez 14. yüzyılda Türkçede rastlanmaktadır. Kişinin bedeni ve ruhundan birinin rahat olmaması kadar geniş bir anlamda kullanılmakta olan hasta sıfatı, çok görece anlamları karşılayabilmesi ile geniş spektrumlu insani sıfatlardan biri olma özelliğini de taşımaktadır. Yani dengesiz, ruhsal dengesi bozuk, yaşadıklarından huzursuzluk duyan ve değişim için bir hekime başvuran kişiye hasta denir.

Eşcinsellik tek bir durum değildir, birçok alt tipi vardır. Eşcinselliğin 12 alt tipi vardır. Bunlar;

A-Açık eşcinsellik

B-Gizli eşcinsellik

8-Homofobik tutumlarla kendini gösteren gizli eşcinsellik
9-Eşcinsel olma korkusu veya takıntısıyla kendini gösteren gizli eşcinsellik
10-Maçoluk veya aşırı erkeksi tavırlarla kendini gösteren gizli eşcinsellik
11-Aşırı çapkınlık yapma eylemleriyle kendini gösteren gizli eşcinsellik
12-Heteroseksüel olduğunu düşünme şeklinde kendini gösteren gizli eşcinsellik

Gerçek eşcinsellik adını verdiğimiz alt tip tedavi edilemez ve bir hastalık olarak da görülmemelidir. Bu nedenle tedavisi de tıp ahlakına uygun değildir. Ancak toplumsal baskılardan dolayı varoluşunu yaşamakta zorlanan gerçek eşcinsellerin kendileri ya da yakınlarının, destekleyci terapi almaları mümkündür.

Eyleme vurmayan eşcinsellik, geçici eşcinsellik ve yalancı eşcinsellik olarak tanımladığımız alt tipler tedavi edilebilir. Yani bu tipe giren bir eşcinsel arkadaşımız yaşadıklarından ve hissettiklerinden rahatsızlık duyuyor ve bunları değiştirmek istiyorsa, bunu başarabilir. Değişim için inanması ve istemesi yeterlidir. Çünkü her şey kişinin kendi elindedir; yenmekte, yenilmekte, başarmakta, başaramamakta.

—Ruh sağlığı profesyonelleri eşcinsel yöneliminden rahatsızlık duyan arkadaşlarımızı görmezden gelme eğiliminden vazgeçmelidir.

—Eşcinsel lobi gerçek eşcinsellerin haklarını ve varoluş mücadelelerini savunurken; yaşadıklarından ve hissettiklerinden rahatsızlık duyan ve değişim isteyen diğer eşcinsellerin tedavi arayışlarını da desteklemeli ve onlara “hain evlat ökkeş muamelesi” yapmamalıdır.

Homofobi tanımı daraltılmalıdır. Eşcinsellere saldırı ve şiddet uygulanmasını referans noktası alan homofobi, bir insanlık suçudur.




İletişim ve Destek

Sosyal Medya

  • burakeses: Ben 17 yasındayım internet cafeden arkadaşlarım var onlarında gay olduklarını biliyorum ama h [...]
  • Veli: Yaw bunlarin 100%20 bende mevcut bendemi gayım şimdi :( [...]
  • sssssezar: aptal burak salak!!!! çocuktan bahsediyor admdan değil!!!!! [...]
  • sssssezar: salak burak sus!!!!! aptal yazan herşey doğru... çocuktan bahsediyor adamdan değil! aptal [...]
  • windows 8 upgrade: It was nice to read the article the patient who called. I also agree with the statement that the peo [...]
vajinismus Cem Keçe Cised Vajinismus Vajinismus ankara Erken Boşalma uzmanlar web tasarım