Etiket arşivi: dürtü

3-Eyleme Vurulmayan Eşcinsellik

Eşcinsel eğilim, dürtü, duygu ve davranışlarını diğer insanlardan gizleyen ve eyleme vurmayan yani eşcinsel yönelimi olsa da kendi cinsiyle ilişkiye girmeyen kişilerdir.

Eyleme vurmak nasıl bir kişinin kendi kimliğiyle ilgili verdiği bir kararsa, eyleme vurmamak da yine aynı şekilde, kişinin bilinçli tercihi ile verdiği bir karardır.

Eşcinsel yönelimlerini açıklamayıp, kendi içinde saklamak; kendini anlamak, gelişmek ve ihtiyaç duyarsa değişmek için gerekli olan ortamı ve dinamizmi yaratabilen bu kişiler için; saklı olmak veya eyleme vurmamak, başlı başına bir seçim, mücadele, dayanışma, inanç ve kişisel gelişim biçimidir; çoğu zaman kendini aşma sürecine açılan içsel bir mekân gibidir. Bu kişiler suçluluk duygularının yönlendirdiği, çekingen, korku dolu bir kişi değil; kimliğinin bütünlüğünü muhafaza etmek adına, eşcinsel yönelimlerinin getirdiği zorlukları kabullenmek yerine, onları aşmaya hazır ve iradesi güçlü kişilerdir.

İnsanı diğer canlılardan ayıran en seçkin, en belirgin ve en müstesna vasfı iradesidir. İnsan iradesiyle insandır. Yani insanoğlu, kendi arzusuyla, kendi düşüncesiyle, kendisine has menfaatleri değerlendirip düşünerek; hangi şeyler faydalı, hangi şeyler zararlı bunları ayırt edebilen, hareket edebilen ve o konuda irade gücüyle ortaya çıkabilen tek varlıktır. Eşcinselliktede irade çok mühim bir husustur.

Kant, iradeyi şöyle tarif etmiştir. “Dünyanın ne dahilinde ne de haricinde irade gibi, kıymetli bir şey yoktur. Mal, makam ve sıhhat güzel kullanmak şartıyla kıymetlidir. İrade ise, mutlak kıymetlidir.Nietzsche’ye göre ise; güçlü insan, güçlü iradesi olan insandır. Güçlü insanla kastedilen, politik anlamda güçlü olan insan değildir, metafizik ve ahlak anlamında güçlü olan insandır. Böyle bir insan, hiçbir zaman kendini küçük ve zayıf hissetmez. Yani ahlakın işareti iradenin gücüdür. Ahlaklı olmak, kendinin efendisi olmaktır.

Eyleme vurulmayan eşcinsellik; tedaviye en iyi yanıt veren tiptir. Teadvide başarı, iradenin sağlam olmasına bağlıdır, başarısızlık da iradenin zıddı olan gevşeklikten kaynaklanır. Kur’an-ı Kerim’de bir ayette, “Gevşeklik göstermeyiniz, mahzun da olmayınız, inanıyorsanız mutlaka üstünsünüz.” (Al-i İmran:139) ifadesiyle üstün olmanın şartını gevşeklik göstermemeye bağlamaktadır. Gevşek olmamak iradenin sağlam olması, azimli olması demektir. Bu nedenle iradesi güçlü olan bu arkadaşlarımızın tedavileri genellikle yüzgüldürücüdür.

Erkeklere ilgi duyuyorum, mutsuzum.

26 yaşındayım. Ergenlik döneminde yaşadığım birkaç eşcinsel deneyimden sonra kafam karıştı. Artık kadınlara ilgi duymuyorum. Bu durum inançlarıma ve ahlaki değer yargılarıma aykırı, çok rahatsız oluyorum. Ama yapmaktan da kendimi alamıyorum. Geçen yıl bir uzmana başvurdum. Bana “bu sizin cinsel tercihiniz” diyerek geri çevirdi. Aklımı kaçırmak üzereyim. Lütfen bana yol gösterin.

Eşcinsel eğilim, dürtü, duygu ve davranışlarından acı çeken, bunaltı duyan, benliğe yabancı eşcinsellik yaşayan kişilerin her geçen gün daha fazla artan bir oranla tedavi arayışına girdiğini görüyoruz. Eşcinsel hastalarla çalışacak cinsel terapistlerin sayıca az olması kadar, bu hastaları kabul etmeyen ve yaşadıklarını bir tercih olarak değerlendirip onları bu yaşantıya mahkum kılan hekimlerin ve cinsel terapistlerin varlığı da tedavi arayışındaki eşcinsel hastaların karşılaştığı engellerdir. Çünkü ruh sağlığı profesyonelleri de bu konuda ikiye bölünmüş durumdadır. Ne yazık ki eşcinsel yönelimi değiştirmeye yönelik herhangi bir tedavi girişimini etik bulmayan ve başarılı olma şansı olmadığını iddia eden bazı cinsel terapist veya hekim arkadaşlarımız; eşcinselliği normal bir durum olarak lanse etmekte, istemeyerek veya bilmeyerek eşcinselliğin yaygınlaşmasına zemin hazırlamaktadırlar. Bir cinsel terapist hastanın yürekten değişim isteğine kayıtsız kalmamalıdır ve “yeter ki inan ve iste, başarabilirsin” diyerek elinden geldiğince ona yardımcı olmalıdır. Cinsel terapistler için farkında olmadıkları homofobik tutumları kadar eşcinselliği 3. bir cinsiyet olarak tavsiye etmeleri de kaygı verici bir davranıştır. Ancak cinsel terapi ile benliğe yabancı eşcinsellik değiştirilebilir, rahat olun ve başka bir uzmana başvurun. İstedikten sonra başarabilirsiniz. 

Eşcinsellik aklıma geliyor.

Sizden ricam bana eşcinsellik konusunda yardımcı olmanız. Ben normal olarak evlilik yapmak istiyorum, kız arkadaşım da var. Ancak çoğunlukla eşcinsellik aklıma geliyor. Bunun önüne geçmek istesem de geçemiyorum. Ayrıca ben ciddi ilişkiden yanayım yani normal olarak kız arkadaşımla evlenmek ve çocuk yapmak istiyorum. Mutlu bir evlilik yaparak iyi aile babası olmak istiyorum ama bu sorun beni deli ediyor. Düşünmekten kendimi alamıyorum. Bunun nasıl bir tedavisi olabilir? Nasıl bir  uzmana ihtiyacım var? Kesin olarak  bu eşcinsellik dürtülerinden uzak durmak istiyorum. Ne yapmalıyım?

Eşcinsel eğilim, dürtü, duygu ve davranışlarından acı çeken, bunaltı duyan, benliğe yabancı eşcinselliği olan kişiler inandıktan ve istedikten sonra bu durumlarını değiştirebilirler. Bu konuda uzman olan bir cinsel terapiste başvurarak, cinsel terapiye başlamalısınız. Çünkü cinsel terapi ile benliğe yabancı eşcinsellik değiştirilebilir. Esas olan eşcinsel kişinin değişime olan inancı ve istediği kadar neden eşcinselliğin meydana geldiğidir. Öncelikle “neden?” sorusunun yanıtı cinsel terapist ve hasta tarafından ne olarak ortaya konur ve içselleştirilir. Ardından hastanın bu nedenselliği ortadan kaldıracak güçleri ortaya çıkarılır. Sonrasında hastanın “nasıl üstesinden geleceğim?” sorusuna cinsel terapist net bir yanıt verir ve hastaya rehberlik yapar. Cinsel terapist hastanın sonuca değil sürece odaklanmasını, kendiyle barışmasını sağlar. Süreç uzun olsa da tedavi inandıktan sonra mümkündür, rahat olun.