Etiket arşivi: Eşcinselliğin tedavisi

Eşcinseller üzerinde cinsel baskı

Birçok insan, karşı cinsten kişilerle ya arasıra ya da sık sık, bazı durumlarda da yalnız kendi cinsinden olanlarla cinsel ilişki kurmaktan hoşlanır. Oysa bizim özel kültürümüz bu tür davranışı genel olarak kötü sayar ve şiddetlice cezalandırabilir. Sonuç olarak, aynı cinse karşı erotik bir cazibe duyanlar (bunlar nüfusun büyük bir oranını temsil ederler), kendilerini sınırlanmış, engellenmiş, alıkoyulmuş, ihbar edilmiş ve dava edilmiş, kısacası baskı altına alınmış bulurlar.

Bu baskı şimdiden kendi dilimizle başlayıverir, yani bu tür insanları «homoseksüel» diye adlandırarak. Bu sözcüğün herhangi bir insan için kullanılmasından ve günümüz kitaplarında yalnızca belli özgün alanlarda o şekilde kullanılmasından büyük ölçüde kuşku duyulabileceğini daha önce de belirtmiştik. (Aynı zamanda «Homoseksüel İlişkilere Giriş» bakınız.) Sorun, gerçek terimin çok temel biçimlere önyargıyla yaklaşmasıdır. Eski ve Ortaçağda aynı -cinsiyetten davranış için kullanılan terim her zaman duruma değil, temasın bir biçimine yönelikti- (Kulamparalık, Yunan aşkı, oğlancılık, vb.) Bu terimler, herhangi bir kimse tarafından işlenilen hareketleri tanımlıyor ve kişinin özel bir tipinin varlığını belirtmiyordu. Eş deyişle, bazı kimseler kulampara, Yunan aşkı, oğlancı olarak adlandırıldığı zaman, bazı yoldan çıkmış özelliklere katlanan bir adam gibi değil, belli şeyleri yapan bir adam gibi karakterize ediliyordu.

Continue reading

Eşcinsellik tedavisi tartışması

Londra’da bugün düzenlenen ‘eşcinselliğin tedavi edilmesine’ yönelik bir konferans, doktorlarca eleştirildi. Konferans, çeşitli çevrelerden de tepki aldı.

LONDRA – ‘Anglikan Ana Akımı’ adlı bir kilise grubu tarafından düzenlenen etkinlikte ABD’li  psikolog Joseph Nicolosi de yer alıyor.  Joseph Nicolosi, çok sayıda kişinin heteroseksüel olmasına yardımcı olduğunu söylüyor.

Doktor Nicolosi, insanlara kendi ifadesiyle “heteroseksüel potansiyellerini yirmi beş yıl boyunca artırabilmeleri” konusunda yardımcı olduğunu söylüyor. ABD’li psikolog, uyguladığı ‘tedavinin’ erkek eşcinseller arasında başarı oranının ise üçte iki olduğunu söylüyor.

İngiltere Kilisesi, bu türden terapileri desteklemediğini açıklamıştı. Ancak bu konferansı düzenleyen ‘Anglikan Ana Akımı’ adlı grup, bu yaklaşımın daha iyi öğrenilmesi gerektiğini savunuyor.

‘Kanıt yok’

İngiltere Kraliyet Psikiyatristler Koleji (The Royal College of Psychiatrists) ise bu tedavinin işe yaradığı konusunda elde bir bilimsel kanıt bulunmadığını söylüyor. Kuruluş ayrıca bu tedavinin kişiler üzerinde önemli ölçüde gerilim de yarattığını, söylüyor.

Kraliyet Psikiyatristler Koleji’ne göre bu yaklaşım ayrıca, önyargılar ve ayrımcılığın yayılmasına da yardımcı oluyor.

BBC Türkçe

Eşcinselliğin tedavisi mümkün müdür?

Merhabalar, 36 yaşındayım, evliyim. Uzun zamandır eşimle kardeş gibi yaşıyoruz. 12 yaşındayken komşumuzun tacizine maruz kaldım, ardından devam eden süreçte erkeklere ilgi duymaya başladım. Ama yaşadıklarımdan rahatsızım ve bu durumdan kurtulmak istiyorum. Eşcinselliğin tedavisi olmadığını bir iki yerde okumuştum. Sizce bu halinden rahatsız insanlar ne yapmalı? Eşcinsellik tedavi edilebilir mi? Edilirse nasıl?

Dünya kadar eski olan eşcinsellik; kişinin cinsel olarak kendi cinsine ilgi duyması olarak tanımlanabilir. Cinsel eğilimleri hakkında akılları karışmış  veya eğilimlerini değiştirmek istediklerinde tedavi araştıran bireylerin sayısı, son birkaç yıldır etkileyici bir şekilde artmaktadır. Çünkü cinsel kimlik karmaşasının anlamı ülkemizde çok farklıdır ve bu nedenle kendini ifade etmiş lezbiyen, eşcinsel veya biseksüellerin, kendilerine ve diğerlerine, korku, utanç ve nefretle bakmaları sık rastlanan bir durumdur. Eşcinsel eğilim, dürtü, duygu ve davranışlarından acı çeken, bunaltı duyan, benliğe yabancı eşcinselliği olan kişiler inandıktan ve istedikten sonra bu durumlarını değiştirebilirler. Homoseksüel ve cinsel kimlik sorunları olan hastalara yapılan cinsel terapi, özünde normal hastalarla olan cinsel terapiden çok da farklı değildir. Cinsel terapistler; başvuranın o anda üstündeki baskıları ve neden başvuruda bulunduğunu ortaya çıkarmalı ve cinsel terapinin hedefini netleştirmelidir. Çünkü cinsel terapi ile benliğe yabancı eşcinsellik değiştirilebilir. Esas olan eşcinsel kişinin değişime olan inancı ve istediği kadar neden eşcinselliğin meydana geldiğidir. Öncelikle “neden?” sorusunun yanıtı cinsel terapist ve hasta tarafından ne olarak ortaya konur ve içselleştirilir. Ardından hastanın bu nedenselliği ortadan kaldıracak güçleri ortaya çıkarılır. Sonrasında hastanın “nasıl üstesinden geleceğim?” sorusuna cinsel terapist net bir yanıt verir ve hastaya rehberlik yapar. Cinsel terapist hastanın sonuca değil sürece odaklanmasını, kendiyle barışmasını sağlar. Cinsel terapi sürecinde eşcinselliği heteroseksüellikten daha az arzulanır hale getiren ya da eşcinsellikten alınan zevki azaltmaya yönelik olan ve hipnoz altında psikodrama çalışmalarıyla desteklenen teknikler kullanılabilir. İktidarsızlık, erken boşalma gibi diğer cinsel işlev bozukluklarına göre tedavide başarı oranı çok yüksek olmasa da zaman zaman yüz güldürücüdür. Diğer bir yaklaşım biçimi de özgüven arttırıcı çalışmalarla birlikte, heteroseksüel yeni bir ilişkiyi keşfetmelerine yardımcı olmak ve bu süre boyunca izlemektir. Hastayla ilk olarak fantezi çalışmaları yapılır ve cinsel ilişki kuran heteroseksüel bir çifti hayal etme gibi geçiş fantezileri kullanılabilir. Bu arada fanteziler sırasında ortaya çıkan iğrenme, kaçınma gibi davranışlar ve duygular, tartışılır ve gerekirse sistematik duyarsızlaştırma çalışmaları uygulanabilir. Diğer bir alternatif yaklaşımda, orgazmik yeniden koşullanma adını verdiğimiz; eşcinsel fantezilerle uyarıldıktan sonra orgazma yakın bir basamakta heteroseksüel bir fanteziye geçilmesi ve orgazmın sağlanmaya çalışılmasıdır. Bu teknikte heteroseksüel fantezi giderek daha erken canlandırılmaya başlanır. Fantezi safhasından sonra da karşı cinsten biriyle yemeğe gitme, yakınlaşma ve fiziksel temas kurmayla ilgili çalışmalara geçilir. Süreç uzun olsa da tedavi inandıktan sonra mümkündür, rahat olun.