<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Eşcinsellik &#187; Eşcinselliğin tedavisi</title>
	<atom:link href="http://www.escinsellik.net/etiket/escinselligin-tedavisi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.escinsellik.net</link>
	<description>İstersen Değişimi Başarabilirsin!</description>
	<lastBuildDate>Wed, 21 Dec 2011 13:06:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>Eşcinseller üzerinde cinsel baskı</title>
		<link>http://www.escinsellik.net/escinseller-uzerinde-cinsel-baski/</link>
		<comments>http://www.escinsellik.net/escinseller-uzerinde-cinsel-baski/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 22 Jul 2011 09:55:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eşcinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[Açık Eşcinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[benliğe yabancı]]></category>
		<category><![CDATA[benliğe yabancı eşcinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Biseksüel]]></category>
		<category><![CDATA[cinsel terapi]]></category>
		<category><![CDATA[Durumsal Eşcinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[duygu]]></category>
		<category><![CDATA[eş cinsellik nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Eşcinsel]]></category>
		<category><![CDATA[Eşcinsel eğilim]]></category>
		<category><![CDATA[eşcinsel tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[eşcinsel tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Eşcinselliğin tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[eşcinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Eşcinsellik Açılımı]]></category>
		<category><![CDATA[Eşcinsellik tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[eşcinsellik terapisi]]></category>
		<category><![CDATA[Eyleme Vurulmayan Eşcinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Geçici Eşcinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Gerçek Eşcinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[gizli eşcinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[heteroseksüel]]></category>
		<category><![CDATA[Homofobi]]></category>
		<category><![CDATA[ünlü eşcinseller]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.escinsellik.net/?p=288</guid>
		<description><![CDATA[Birçok insan, karşı cinsten kişilerle ya arasıra ya da sık sık, bazı durumlarda da yalnız kendi cinsinden olanlarla cinsel ilişki kurmaktan hoşlanır. Oysa bizim özel kültürümüz bu tür davranışı genel olarak kötü sayar ve şiddetlice cezalandırabilir. Sonuç olarak, aynı cinse karşı erotik bir cazibe duyanlar (bunlar nüfusun büyük bir oranını temsil ederler), kendilerini sınırlanmış, engellenmiş, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.escinsellik.net/wp-content/uploads/2011/07/image188.jpg"><img class="alignleft" title="image188" src="http://www.escinsellik.net/wp-content/uploads/2011/07/image188-300x180.jpg" alt="" width="300" height="180" /></a>Birçok insan, karşı cinsten kişilerle ya arasıra ya da sık sık, bazı durumlarda da yalnız kendi cinsinden olanlarla cinsel ilişki kurmaktan hoşlanır. Oysa bizim özel kültürümüz bu tür davranışı genel olarak kötü sayar ve şiddetlice cezalandırabilir. Sonuç olarak, aynı cinse karşı erotik bir cazibe duyanlar (bunlar nüfusun büyük bir oranını temsil ederler), kendilerini sınırlanmış, engellenmiş, alıkoyulmuş, ihbar edilmiş ve dava edilmiş, kısacası baskı altına alınmış bulurlar.</p>
<p>Bu baskı şimdiden kendi dilimizle başlayıverir, yani bu tür insanları «homoseksüel» diye adlandırarak. Bu sözcüğün herhangi bir insan için kullanılmasından ve günümüz kitaplarında yalnızca belli özgün alanlarda o şekilde kullanılmasından büyük ölçüde kuşku duyulabileceğini daha önce de belirtmiştik. (Aynı zamanda «Homoseksüel İlişkilere Giriş» bakınız.) Sorun, gerçek terimin çok temel biçimlere önyargıyla yaklaşmasıdır. Eski ve Ortaçağda aynı -cinsiyetten davranış için kullanılan terim her zaman duruma değil, temasın bir biçimine yönelikti- (Kulamparalık, Yunan aşkı, oğlancılık, vb.) Bu terimler, herhangi bir kimse tarafından işlenilen hareketleri tanımlıyor ve kişinin özel bir tipinin varlığını belirtmiyordu. Eş deyişle, bazı kimseler kulampara, Yunan aşkı, oğlancı olarak adlandırıldığı zaman, bazı yoldan çıkmış özelliklere katlanan bir adam gibi değil, belli şeyleri yapan bir adam gibi karakterize ediliyordu.</p>
<p><span id="more-288"></span></p>
<p>O, aynı cinste erotik bir çekicilik görmenin belli küçük bir insan grubunun tipik, gizemli bir durumu olduğuna ve bu insanların işte bu yüzden ayrı bir soydan geldiğine inanıyordu. Onların durumuna ad koymaya çalışırke-ne, rastgele yarı Yunanca, yarı Latince «bilimsel <strong>homosexualitaet </strong>terimini buldu, sonra da geri kalan «normal» çoğunluğun durumu da kendiliğinden, önceki sözcüğün karşıt-anlamlısı <strong>heterosexualitaet </strong>terimiyle ifade edildi. Her iki sözcük de öteki dillere kolayca uyarlandığından, kısa bir süre sonra tüm Avrupa&#8217;da yaygınlaştı.</p>
<p>Bununla birlikte, bugün bu iki kategorinin arkasındaki temel varsayımın hatalı olduğunu anlıyoruz. Eşcinsel ve karşı cinsel tercihler bir ölçü sorunudur ve karşılıklı olarak özel durumları yoktur. «Eşcinsellik» yaradılıştan gelen bir duruma dayanmamaktadır, ancak özel bir sosyal rol oynar. Ne var ki, tüm toplumlar böyle bir rolü tanımazlar, hatta toplumumuzda aynı cinsiyetin davranışını göstermek eşcinsellerle sınırlanmış değildir. Başka bir deyişle, gerçek yaşamda çok değişik bölünmeler vardır. Uç noktalar arasında sayısız dereceler vardır ve bu uçlar içerisinde birçok insana her iki cinsiyet de cazip gelir. «Eşcinsel» olarak gösterilen bu etiket dışında çok az ortak yanları olabilir. Nitekim, onlara başkaları tarafından yöneltilen oldukça sapkın bir statü dışında, «eşcinselliği» belli kişilerin nesnel bir karekteri değildir. Sapkınlığın bu türünün yalnızca onu sorunsal olarak ele alan kültürlerde olası olduğu açıktır.</p>
<p>Ne yazık ki, biz böyle bir kültürde yaşamaya devam ediyor ve bir yandan da modası geçmiş Victoria döneminden kalma tıbbi terimleri birlikte taşıyoruz. Aslında bazı yazarlar onlara yeni bir anlam vermeye ya da onları modern, daha az önyargısız bir biçimde kullanmaya çabalıyorlar, ancak yanlış anlayış ısrarla etkisini gösteriyor. Bu gerçek karşısında, aynı cinsel davranışların toplumsal olarak benimsenmesini isteyen meslekten olmayan liberaller şimdi sık sık «homo kişiler» ya da «homoluk»tan söz etmeyi tercih ediyorlar. Oysa bu oldukça belirsiz bir ilerlemedir. Kuşkusuz «homo» (gay) sözcüğü «renkli kişi», «neşeli» anlamlarına geldiği ortaçağlara değin uzanan bir tarihe sahip olduğundan, «homoseksüel» teriminden daha eskidir. Tarihsel kullanımı içinde bu sözcük, 17. yüzyılın başında, ahlak bakımından gevşek olanları belirtmek için ve 19. yüzyılda dişi fahişeliğini karşılamak amacıyla kullanılırdı. Bununla birlikte, sözcük Amerika&#8217;da başka bir çağrışım yapıyordu. Bertrant Russel&#8217;in özyaşam öyküsünde anlattığı gibi (1872-1914 yıllarında), 19. yüzyıl sonları Philadelphia&#8217;da Ouakerler, ûuaker olmayanlar tarafından yapılan herhangi bir anlamsız dinsel adeti adlandırmak için «gay» (ibn, sefih) sözcüğünü kullandılar. Sonraları bu «gay» sözcüğü tüm dinsel dogmaları kapsadı.</p>
<p>Bu nedenle, Tanrının duaları ve On Emri onlar için «gay» oluyordu. Şimdiki yüzyıla değin «gay» sözcüğü homoseksüelle eşanlamda kullanılmadı, ancak başlangıçta bu kullanış «gay» alt kültürüyle sınırlıydı. Daha geniş bir çevrede kullanımı yakın zamanlarda oldu. Bununla birlikte, olabildiği kadar kısa ve basit bir biçimde, terim hâlâ bu iki kamp «ibn» ve ibn olmayanlar (şimdiki dürüstler olarak adlandırılıyor) arasında yapay bir ayrım çiziyor. Böylece polarizasyona karşı eski baskılar etkinliğini gösteriyor.</p>
<p>Gerçekte, yakın birkaç on yılda «ibn» erkek ve kadınlar arasında bir polarizasyon olmaktadır. Modern çağlara değin kadınların aynı cinsiyet davranışları hiçbir zaman pek dinsel, resmi ya da tıbbi dikkat çekmezdi ve «tri-badism» sözcüğü dışında bu tür davranışlar için özel bir terim yoktu. Yunanca «tribein»den gelen bu sözcük, kadınlar arasında karşılıklı bedensel sürtünme ya da elle ilişkiyi (mastürbasyon) karşılamak için kullanıldı. Sonraları 19. yüzyılda kadınlar arasında ağız yoluyla ilişki (cunnilingus) iki özel terimle tanımlandı: «Safizm» ve «lezbienizm». (Eski Yunanlı kadın ozan Saphho ve onun yaşadığı Lesbos adasından). Bununla birlikte, yavaş yavaş bu üç terimin de anlamları genişledi ve kadınlar arasındaki tüm cinsel davranışı ya «tribadizm» ya «safrizm» ya da «lezbien» olarak adlandırmak bir alışkanlık haline geldi. Sonuç olarak kendi kültürümüzde, Lezbien</p>
<p>sözcüğü öteki iki anlamın yerini aldı ve bugün aynı zamanda «dişi homo-seksüel»lere bir ad vermek anlamında kullanılır. Böylece «Lezbienler» genel homoseksüel kategorisinin dişi alt grubu olarak, yani bir azınlık içinde azınlık olarak ortaya çıkıverdiler. Antik Yunan&#8217;da ve Roma&#8217;da Lezbienist ve Lez-biyen terimi gayet iyi bilinmekte, ancak özel olarak penisin emilmesine yönelik kullanılmaktaydı (etkin ve edilgin fellatio). Böylece, bu terimler daha çok erkeklere yöneltilmiş oldu.</p>
<p>Birkaç nedenle, modern anlambilimsel gelişme kaçınılmaz ve hatta arzu edilir bir şeydi, ancak onları tartışmadan önce, günümüzde kullanılan tüm terimlerin modası geçmiş, dar kavramlar olduğunu ve bu nedenle esasen baskı verici olduğunu bir kez daha anımsamamız gerekir. Erkekler hakkında ayrı ve farklı bir grup olarak asıl «homoseksüeller» diye konuşmak yanlışsa, kadınları da ayrı ve farklı bir grup olarak lesbien diye adlandırmamız aynı ölçüde yanlıştır. (Bereket versin, hiç kimse kendi erkek akranlarını «Spartalılar» ya da «Atinalılar» diye etiketlemeye girişmedi.) Ancak sosyal ayrımın belli kurbanlarıyla özdeşleşmiş olan, herhangi bir etiket doğru olabilir. Bir kere bu ayrım sona ermiş ve etiketler onunla birlikte görünmez olacak.</p>
<p>Bu arada kuşkusuz «homoseksüel» kadınların kendi özel sorunları var, çünkü cinsel sapkın olmanın yanısıra, erkek hakim kültürü gözünde dişilerdir. Eğer, genelde onların cinsel davranışına cezai yasa tarafından daha hoşgörülü yaklaşılırsa, her şeye karşın resmi tacizin başka biçimlerine bir bahane uydurulur. Lesbienlik için sadece bir örneğin kanıt olarak gösterilmesi birçok Amerikan mahkemesinde annenin kendi çocuklarının bakımından kurtulması için yeterli temel sayılırdı. Evlerde, işyerlerinde, askeri hizmetlere vs. onların tüm «homoseksüeller» gibi aynı adaletsizliğe maruz kaldıklarını söylemeye bile gerek yok. Bununla birlikte bu durumların hepsinde onların kötü durumları dişi oldukları gerçeğiyle daha da ağırlaştırılır. Kısacası, onlar çifte bir ayrıma katlanır ve böylece bir çoğu cinsel özgürlük için mücadelenin erkek olan «homo»lardan farklı olduğunu hisseder.</p>
<p>Batı dünyasının dinsel inançları, resmi doktrinleri ve psikiyatri kuramlarının uzun zamandır birçok zararsız cinsel sapkını, özellikle homoseksüelleri nasıl kurbanlaştırdığını başka bir bölümde açıklamıştık. (Bkz. «Uyumcu-luk ve Sapkınlık») Bu kurbanlaştırmanın burada yeniden ayrıntılarına inmek gerekmez. Günümüz ABD&#8217;sinde homoseksüellerin hâlâ çeşitli baskılar altında bulunan azınlıkların en geniş gruplarından biri olduğunu söylemek yeterli. Bir kişi için kullanılan «homoseksüel» terimi doğru olmadığı, yanlış anlamaya yol açtığı ve uygun olmadığı için, homoseksüellerin işe yarar bir sayısını çıkarmak mümkün değildir. Bununla birlikte, Kinsey&#8217;in çalışmaları en dar ve çok muhafazakâr geleneksel tanımlamalarda bile bizim nefretlerimize ve aynı cinsiyet davranışının korkusuna katlanan milyonlarca Amerikalı hakkında konuştuğumuzu gösterdi.</p>
<p>Yansız gözlemciler sık sık bu korkuyu kültürümüzde bedensel aşkın yaygın, irrasyonel korkusunun bir bildirgesi olarak, yani «erotobia»nın bir biçimi olarak tanımladılar. Aslında, son zamanlarda bazı yazarlar kısaca özellikle aynı cinsiyetten eşler arasındaki irrasyonel aşk korkusunu ifade etmek için «homoerotophabia» ya da «homophobia» terimini kullanıyor. Birçok insanın bu korkuyla zihninin meşgul olduğundan kuşku duyulmaz. Tipik olarak, onlar herhangi bir homoseksüeli tanımıyor, onlarla karşılaşmak, onları görmek, onlar hakkında herhangi bir şey işitmek istemiyorlar, aynı zamanda onların kontrol altına alınmasını, uzaklaştırılmasını, kilit altında tutulmasını ya da yok edilmesini istiyorlar. Eğer onlar kendi ailelerinde bir homoseksüel bulursa, onu hemen kapı dışarı atıyorlar. Bununla birlikte, onlar pek sık olarak evde, okulda, işte ya da onları tanımaksızın yıllarca homoseksüellerle birlikte yaşıyorlar. Pekâlâ böyle bir durum olabilir, çünkü homophobia ilkönce tamamen gerçekdışı olan klişeleşmiş ürkütücü bir düşman yaratır, sonra da onu büyütür. Örneğin, bugün Amerika&#8217;da tipik erke-ke homoseksüelin efemine, zayıf, artistik ve olgun olmadığına inanılır. Bununla birlikte, gerçek durumda bu insan tipine homoseksüellere arasında nadiren rastlanır. Çoğunluğu basit olarak ortalama, yani herkese benzeyen ve onlar gibi davranan insanlardır ve onlar isterlerse farkedilmeden kalabilirler, bir çoğu, aslında bu seçmeyi yapar. Onlar ya kendi gizliliği içinde kalır ya da ince işlenmiş çifte yaşama doğru yol alır. Sonuç olarak, hiçbir zaman yaygın yanlış kavramlara meydan okumak için ortaya çıkamazlar.</p>
<p>Bununla birlikte, bu «dürüst» olanların sahte tavır almaya ve ikiyüzlülüğe zorlanmasıyla ezilenler ile ezenleri her ikisinin de kayba uğradığını anlamamız gerekir. Öncekiler, yani baskı altına alınanlar gizlenmek için harcadıkları büyük bir enerji sonucu harap, endişeli olur, sonrakilerde aptalca fanteziler ve gereksiz endişelerle usandırılır. Bu sırasıyla herkesi boğucu, baskıcı ve cinsel sertliğe zorlar. Sorunun bu biçiminde ifadesi, herkesin tanımlarıyla ahlaki ve sağlıklı sayılamaz.</p>
<p><strong><em>ÜNLÜ «EŞCİNSELLER»</em></strong></p>
<p><em>Alfred Kinsey&#8217;in belirttiği gibi bir kişiyi tanımlamak için «Eşcinsel» sözcüğünü kullanmak sorunsaldır. Böyle bir etiket çoğu kez keyfi ve abartılmış bir tutumu dile getirir. Bugün, özellikle ABD&#8217;de birçok insan «Eşcinsellerin» ne olduğu ya da nasıl davrandığı hakkında gerçekdışı düşüncelere sahiptir. Bununla birlikte, tarih boyunca birtakım erkek ve kadın (Çoğu oldukça ünlüdür), kendi cinsiyetlerinden olanlarda ya arasıra ya da özel olarak bir cinsel çekicilik bulmuşlardır. Bazıları bunu hayata geçirmişler ve yaptıklarından gurur duymuşlar; bazıları bu duygularını bastırıp oldukça mutsuz bir yaşam sürmüşlerdir. Birçoğu da çağdaşları tarafından dava konusu edilmiş ve böylece onların bu konumları trajik biçimde sona ermiştir. Aşağıda görülen portreler, güçlü eşcinsel eğilimlere sahip olmalarıyla bilinen tarihsel kişileri gösteriyor. Açıktır ki, bu liste böyle eğilimlerin insanları üstün kıldığını göstermek anlamına gelmiyor.</em></p>
<p><a href="http://www.escinsellik.net/wp-content/uploads/2011/07/image188.jpg"><br />
</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.escinsellik.net/escinseller-uzerinde-cinsel-baski/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eşcinsellik tedavisi tartışması</title>
		<link>http://www.escinsellik.net/escinsellik-tedavisi-tartismasi/</link>
		<comments>http://www.escinsellik.net/escinsellik-tedavisi-tartismasi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 27 Apr 2009 15:27:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Anglikan Ana Akımı]]></category>
		<category><![CDATA[Doktor Nicolosi]]></category>
		<category><![CDATA[Eşcinselliğin tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[Eşcinsellik tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[heteroseksüel]]></category>
		<category><![CDATA[Joseph Nicolosi]]></category>
		<category><![CDATA[psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[The Royal College of Psychiatrists]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.escinsellik.net/?p=103</guid>
		<description><![CDATA[Londra&#8217;da bugün düzenlenen &#8216;eşcinselliğin tedavi edilmesine&#8217; yönelik bir konferans, doktorlarca eleştirildi. Konferans, çeşitli çevrelerden de tepki aldı. LONDRA &#8211; &#8216;Anglikan Ana Akımı&#8217; adlı bir kilise grubu tarafından düzenlenen etkinlikte ABD&#8217;li  psikolog Joseph Nicolosi de yer alıyor.  Joseph Nicolosi, çok sayıda kişinin heteroseksüel olmasına yardımcı olduğunu söylüyor. Doktor Nicolosi, insanlara kendi ifadesiyle &#8220;heteroseksüel potansiyellerini yirmi beş [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Londra&#8217;da bugün düzenlenen &#8216;eşcinselliğin tedavi edilmesine&#8217; yönelik bir konferans, doktorlarca eleştirildi. Konferans, çeşitli çevrelerden de tepki aldı.</strong></p>
<p>LONDRA &#8211; &#8216;Anglikan Ana Akımı&#8217; adlı bir kilise grubu tarafından düzenlenen etkinlikte ABD&#8217;li  psikolog Joseph Nicolosi de yer alıyor.  Joseph Nicolosi, çok sayıda kişinin heteroseksüel olmasına yardımcı olduğunu söylüyor.</p>
<p>Doktor Nicolosi, insanlara kendi ifadesiyle &#8220;heteroseksüel potansiyellerini yirmi beş yıl boyunca artırabilmeleri&#8221; konusunda yardımcı olduğunu söylüyor. ABD&#8217;li psikolog, uyguladığı &#8216;tedavinin&#8217; erkek eşcinseller arasında başarı oranının ise üçte iki olduğunu söylüyor.</p>
<p>İngiltere Kilisesi, bu türden terapileri desteklemediğini açıklamıştı. Ancak bu konferansı düzenleyen &#8216;Anglikan Ana Akımı&#8217; adlı grup, bu yaklaşımın daha iyi öğrenilmesi gerektiğini savunuyor.</p>
<p><strong>&#8216;Kanıt yok&#8217;</strong></p>
<p>İngiltere Kraliyet Psikiyatristler Koleji (The Royal College of Psychiatrists) ise bu tedavinin işe yaradığı konusunda elde bir bilimsel kanıt bulunmadığını söylüyor. Kuruluş ayrıca bu tedavinin kişiler üzerinde önemli ölçüde gerilim de yarattığını, söylüyor.</p>
<p>Kraliyet Psikiyatristler Koleji&#8217;ne göre bu yaklaşım ayrıca, önyargılar ve ayrımcılığın yayılmasına da yardımcı oluyor.</p>
<p>BBC Türkçe</p>
<div></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.escinsellik.net/escinsellik-tedavisi-tartismasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eşcinselliğin tedavisi mümkün müdür?</title>
		<link>http://www.escinsellik.net/escinselligin-tedavisi-mumkun-mudur/</link>
		<comments>http://www.escinsellik.net/escinselligin-tedavisi-mumkun-mudur/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 2009 12:34:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sorular ve Yanıtlar]]></category>
		<category><![CDATA[Cinsel eğilimler]]></category>
		<category><![CDATA[Eşcinselliğin]]></category>
		<category><![CDATA[Eşcinselliğin tedavisi]]></category>
		<category><![CDATA[eşcinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[eşcinsellik sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[eşcinsellik sonucu]]></category>
		<category><![CDATA[eşcinsellik tedavi yöntemleri]]></category>
		<category><![CDATA[evliyim]]></category>
		<category><![CDATA[taciz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.escinsellik.net/?p=41</guid>
		<description><![CDATA[Merhabalar, 36 yaşındayım, evliyim. Uzun zamandır eşimle kardeş gibi yaşıyoruz. 12 yaşındayken komşumuzun tacizine maruz kaldım, ardından devam eden süreçte erkeklere ilgi duymaya başladım. Ama yaşadıklarımdan rahatsızım ve bu durumdan kurtulmak istiyorum. Eşcinselliğin tedavisi olmadığını bir iki yerde okumuştum. Sizce bu halinden rahatsız insanlar ne yapmalı? Eşcinsellik tedavi edilebilir mi? Edilirse nasıl? Dünya kadar eski [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong><span>Merhabalar, 36 yaşındayım, evliyim. Uzun zamandır eşimle kardeş gibi yaşıyoruz. 12 yaşındayken komşumuzun tacizine maruz kaldım, ardından devam eden süreçte erkeklere ilgi duymaya başladım. Ama yaşadıklarımdan rahatsızım ve bu durumdan kurtulmak istiyorum. Eşcinselliğin tedavisi olmadığını bir iki yerde okumuştum. Sizce bu halinden rahatsız insanlar ne yapmalı? Eşcinsellik tedavi edilebilir mi? Edilirse nasıl?</span></strong><strong><span> </span></strong></p>
<p class="MsoNormal"><span>Dünya kadar eski olan eşcinsellik; kişinin cinsel olarak kendi cinsine ilgi duyması olarak tanımlanabilir. Cinsel eğilimleri hakkında akılları karışmış  veya eğilimlerini değiştirmek istediklerinde tedavi araştıran bireylerin sayısı, son birkaç yıldır etkileyici bir şekilde artmaktadır. Çünkü cinsel kimlik karmaşasının anlamı ülkemizde çok farklıdır ve bu nedenle kendini ifade etmiş lezbiyen, eşcinsel veya biseksüellerin, kendilerine ve diğerlerine, korku, utanç ve nefretle bakmaları sık rastlanan bir durumdur. Eşcinsel eğilim, dürtü, duygu ve davranışlarından acı çeken, bunaltı duyan, benliğe yabancı eşcinselliği olan kişiler inandıktan ve istedikten sonra bu durumlarını değiştirebilirler. Homoseksüel ve cinsel kimlik sorunları olan hastalara yapılan cinsel terapi, özünde normal hastalarla olan cinsel terapiden çok da farklı değildir. Cinsel terapistler; başvuranın o anda üstündeki baskıları ve neden başvuruda bulunduğunu ortaya çıkarmalı ve cinsel terapinin hedefini netleştirmelidir. Çünkü cinsel terapi ile benliğe yabancı eşcinsellik değiştirilebilir. Esas olan eşcinsel kişinin değişime olan inancı ve istediği kadar neden eşcinselliğin meydana geldiğidir. Öncelikle &#8220;neden?&#8221; sorusunun yanıtı cinsel terapist ve hasta tarafından ne olarak ortaya konur ve içselleştirilir. Ardından hastanın bu nedenselliği ortadan kaldıracak güçleri ortaya çıkarılır. Sonrasında hastanın &#8220;nasıl üstesinden geleceğim?&#8221; sorusuna cinsel terapist net bir yanıt verir ve hastaya rehberlik yapar. Cinsel terapist hastanın sonuca değil sürece odaklanmasını, kendiyle barışmasını sağlar. Cinsel terapi sürecinde eşcinselliği heteroseksüellikten daha az arzulanır hale getiren ya da eşcinsellikten alınan zevki azaltmaya yönelik olan ve hipnoz altında psikodrama çalışmalarıyla desteklenen teknikler kullanılabilir. İktidarsızlık, erken boşalma gibi diğer cinsel işlev bozukluklarına göre tedavide başarı oranı çok yüksek olmasa da zaman zaman yüz güldürücüdür. Diğer bir yaklaşım biçimi de özgüven arttırıcı çalışmalarla birlikte, heteroseksüel yeni bir ilişkiyi keşfetmelerine yardımcı olmak ve bu süre boyunca izlemektir. Hastayla ilk olarak fantezi çalışmaları yapılır ve cinsel ilişki kuran heteroseksüel bir çifti hayal etme gibi geçiş fantezileri kullanılabilir. Bu arada fanteziler sırasında ortaya çıkan iğrenme, kaçınma gibi davranışlar ve duygular, tartışılır ve gerekirse sistematik duyarsızlaştırma çalışmaları uygulanabilir. Diğer bir alternatif yaklaşımda, orgazmik yeniden koşullanma adını verdiğimiz; eşcinsel fantezilerle uyarıldıktan sonra orgazma yakın bir basamakta heteroseksüel bir fanteziye geçilmesi ve orgazmın sağlanmaya çalışılmasıdır. Bu teknikte heteroseksüel fantezi giderek daha erken canlandırılmaya başlanır. Fantezi safhasından sonra da karşı cinsten biriyle yemeğe gitme, yakınlaşma ve fiziksel temas kurmayla ilgili çalışmalara geçilir. Süreç uzun olsa da tedavi inandıktan sonra mümkündür, rahat olun. </span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.escinsellik.net/escinselligin-tedavisi-mumkun-mudur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

