Etiket arşivi: heteroseksüel

6-Cinsel Fantezilerin Eyleme Vurulduğu Eşcinsellik

Kişinin kafasında cinsel coşkuyu arttıracak nitelikte bir takım hayaller canlanmasına cinsel fantezi denir. Fantezi kurmak; deneme-yanılma yöntemine maruz kalmamaları için kişilerin sahip oldukları bir yetenektir, bir eşit simülasyondur. Cinsel yaşamın güzelleştiği anlar yaratmanın kısa tanımı olan cinsel fantezi kurmak ise; her istenilenin gerekleştirilemediği gerçek dünyada, dozunda kaldığı sürece, cinsel istekleri tatmin için gidilebilecek en masum, en zararsız ve en güzel yollardan biridir.

Fanteziler sağlıklı bir cinsel yaşamın göstergelerinden biridir. Cinsel fanteziler; kişilerin üzerindeki bir takım baskıları azaltabilir, günlük hayatlarını normal olarak sürdürmelerine ve cinsel yaşamdaki heyecanı yoğunlaştırarak daha kolay doyuma ulaşmalarına yardımcı olabilir, kişinin kendisini tehlikeye atmadan veya ret edilme kaygısı taşımadan farklı insanlar ve durumlar keşfetmesini mümkün kılabilir, cinsel isteği, cinsel duyarlılığı ve cinsel yaşantıdan alınan hazzı arttırır, kişinin cinsel birleşme sırasında havaya girmesine ve kendi kendini erotize etmesine yardımcı olur, duyguları canlı tutar, cinsel yaşantıyı monotonluktan, sıradanlıktan uzaklaştırıp, renklendirir, zenginleştirir ve son olarak da cinsel terapilerde hastalara ev ödevi olarak verilerek cinsel işlev bozukluklarının tedavisinde kullanılır. Ayrıca cinsel fanteziler; herhangi bir cinsel sapıklığın baş göstermesini önleyebilir ve evliliklerde yıllar geçip ilişki olgunlaştığında boşanma ve aldatma ihtimallerini azaltabilir. Bu açılardan bakıldığında cinsel fanteziler; gerçeklerin tatmin etmediği noktada beynimizin pansuman için ürettiği sanrılardır.

Cinsel fanteziler cinsel uyarılma sağlamak, haz duymak ve orgazm olabilmek için zorunlu olduğunda, tekrarlayıcı bir yapıya büründüğünde, sabit bir düşünce veya davranışa dönüştüğünde eşcinsellik söz konusu olabilir. Örneğin birçok erkek sanal seks, anal seks, toplu seks, eşcinsel ilişki gibi düşüncelerden cinsel olarak uyarılabilir, bunlar cinsel fantezilerinde sıkça yer alabilir, bu normal ve doğal bir durumdur. Ancak kişi bu düşüncelerinden başka hiçbir şeyden cinsel uyarılma sağlayamıyorsa, o zaman sıkıntı başlıyor demektir. Bu sıkıntı, eşcinsel cinsel fantezilerin eyleme vurulmasına dönüşürse, kişi eşcinselliğe doğru kayabilir.

Eşcinselliği gizli bir fantezi şeklinde yaşayan bu kişiler genellikle ayda yalnızca birkaç saat kendi cinsleri ile cinsel fantezilerini gerçekleştirme eğilimindedirler. Bir hastam duygularını şöyle açıklamıştı:

“Bu durumu gizlemek zorunda olmaktan nefret ediyorum. Ne olduğumu bazen karıştırıyorum ama en iyi ihtimalle biseksüel olduğumu düşünüyorum.

Biseksüel, duygusal veya cinsel yönelimi hem kendi hem de karşı cinsine dönük olan kişidir. Biseksüel sözcüğü hem isim hem de sıfat olarak kullanıldığı için, cinsel fantezilerin eyleme vurulduğu eşcinsellik yani biseksüel eşcinsellik; açık eşcinselliğin bir alt tipi olarak değerlendirmeye alınmalıdır. Cinsel kimlik karmaşası içinde olan ve hayata heteroseksüel olarak başlamış, eşcinsel ilişkilere yatkınlığını sonradan keşfetmiş bu kişilerin aynı cinse olan ilgilerini fark etmeleri “ben kimim?” sorusunu akıllarına düşürmektedir. Hatta bazen “gerçek bir eşcinsel olabilirim” şeklinde düşünmeye bile başlayabilirler. Bu kişilerin çoğu kendilerini biseksüel olarak tanımlamazlar veya yaşadıklarının gerçekte biseksüellik olduğundan haberdar bile olmayabilirler. Düşünceleri eşcinsel olma yolunda ilerleyen bir heteroseksüel oldukları doğrultusunda da değildir.

Her iki cinse aynı ölçüde ilgi duymayabilen veya bu ilginin derecesi zaman içinde değişebilen bu kişilerin bir kısmı, toplumdaki konumları sarsılacağı endişesiyle, hemcinslerine duydukları isteği ve eşcinsel yaşantılarını bir sır olarak saklama yoluna giderlerken, bir kısmı da yaşadıklarını eşlerine itiraf bile edebilmektedirler. Çiftler aralarındaki iletişime, kendilerini cinselliğe ve yeniliklere açık hissetmelerine bağlı olarak, gerektiğinde cinsel fantezilerini paylaşabilmektedir. Bunda amaç sevilen kişiyi incitmeden, monotonlaşan ilişkiyi daha iyiye götürmektir. Ancak cinsel fantezileri paylaşmak geri dönülmez bir yola girmeyi de beraberinde getirebilir. Çünkü partnerle veya eşle paylaşılan bir fantezi artık kişinin olmaktan çıkar, çiftin önünde yeni ufuklar açar ve kişi bir daha onu asla geri alamaz. Bu nedenle cinsel fanteziler paylaşılırken çok hassasiyet gösterilmeli, cinsel fantezilerin paylaşılmasının veya gerçeğe dönüştürülmesinin şart olmadığı akıldan çıkarılmamalıdır. Çünkü biyolojik, toplumsal ve kültürel etmenler her kişi için farklı olduğundan, ister biseksüel, ister gay veya lezbiyen, isterse heteroseksüel veya aseksüel olsun, herkesin cinselliği kişiseldir. Bu nedenle cinsel fantezilerin eyleme vurulduğu eşcinsellik; genellikle heteroseksüel bir evlilik yapmış, çoluk çocuk sahibi ve toplumda profesyonel olarak saygı gören bir yerlerde olan açık eşcinseller için kullanılan bir terimdir. Ayrıca her cinsel çekim hissettikleri kişiyle cinsellik yaşamayan bu kişiler; cinsel olarak yalnızca bir eşle aktif olmayı seçebilirler, uzun-dönemli, tekeşli ilişkileri olabilir, aynı cinsiyetten eşlere, üç-taraflı ilişkilere veya birkaç eşli ilişkilere izin veren serbest evlilikler yapabilirler. Bir yerlerde başka bir hayatın var olduğunun bilincinde ve ellerine gelen her şeyin tadına bakmak konusunda oldukça cüretkâr olan bu kişiler; aynı anda hem bir erkekle hem de bir kadınla cinsel olarak birliktelik yaşayabilirler ve genellikle maceraperest ruhlu, cinsel fantezilere ve değişikliklere karşı açık kişilerdir.

Efemine olmak eşcinsellik değildir.

Eşcinsellik kavramı birçok farklı eğilimi veya tanımı içinde barındırabilir. Türkiye’de eşcinsel denince, çoğu kişinin aklına ağır makyajlı şarkıcılar, travestiler, kırıtarak yürüyen ve kadınsı giyinip konuşan, dar blucinli genç erkekler geliyor. Tabi bu durum bir kavram karmaşasını da beraberinde getiriyor: “Travesti ve eşcinselin farkı nedir?” vb.

Eşcinsellikle transseksüellik aynı değildir, farklı kavramlardır.

Eşcinsel; kendi cinsine ilgi duyan kişidir.

Lezbiyen; kendi cinsine ilgi duyan ve eyleme vuran (kendi cinsiyle ilişkiye giren) kadındır.

Gay ise; kendi cinsine ilgi duyan ve eyleme vuran (kendi cinsiyle ilişkiye giren) erkektir.

Biseksüel; her iki cinse de ilgi duyan kişidir.

Heteroseksüel; karşı cinse ilgi duyan kişidir.

Travesti; kendi biyolojik cinsiyetinden memnun olan ve karşı cinsin giysilerini giymekten hoşlanan kişidir.

CD; karşıt cins kıyafeti giyen anlamına gelebilecek “crossdresser” demektir. Daha çok, ender olarak eşcinsel eğilim taşıyan, çoğunlukla heteroseksüel bir cinsel yaşamı olan ve transvestizmi gizli olarak yaşayan transvestitler için kullanılan bir terimdir. Ayrıca CD denilince, kadın kıyafeti giyen erkek akla gelir, kadınların erkek kıyafeti giymesi bu tanıma sokulmaz.

Transseksüel ise; kendi biyolojik cinsiyetinden memnun olmayıp karşı cinse geçmek isteyen ya da geçmiş kişidir.

Homofobi; eşcinsellere yönelik kaygı, korkuya da nefret olarak tanımlanabilir.

Efemine ise; Türkçede kadınsı anlamındaki kullanılan bir sıfattır ve bir erkeğe ait kadınsı nitelikleri betimlemek için kullanılır. Yani efemine olmak eşcinsellik değildir.

Ben gay nedir bilmiyorum

Arkadaşlarım benim gay olduğumu söylüyor. Ama ben gay nedir bilmiyorum. Bu konuyu açıklar mısınız?

Eşcinsellere verilen adlardan en çok kullanılanlardan biri yabancı bir dilden aktarılmış olan homoseksüel kelimesidir. Türk Dil Kurumu’nun Türkçe Sözlüğü’nde homoseksüelin karşılığı ise; cinsel isteklerini kendi cinsinden kimselerle yatıştırmak huyunda olan kimsedir. Türkiye’de eşcinsel denince çoğu kişinin aklına ağır makyajlı şarkıcılar, travestiler, kırıtarak yürüyen ve kadınsı giyinip konuşan dar blucinli genç erkekler geliyor. Tabi bu durum bir kavram karmaşasını da beraberinde getiriyor. Eşcinsel; kendi cinsine ilgi duyan kişidir. Biseksüel; her iki cinse de ilgi duyan kişidir. Heteroseksüel; karşı cinse ilgi duyan kişidir. Lezbiyen; eşcinsel kadındır. Gay ise eşcinsel erkektir. Travesti; kendi biyolojik cinsiyetinden memnun olan ve karşı cinsin giysilerini giymekten hoşlanan kişidir. Transseksüel ise; kendi biyolojik cinsiyetinden memnun olmayıp karşı cinse geçmek isteyen ya da geçmiş kişidir. Homofobi ise eşcinsellere yönelik kaygı, korkuya da nefret olarak tanımlanabilir.

Eşcinsel olmak istemiyorum.

17 yaşında bir erkeğim, daha milli olmadım. Benim sorunum; hemcinslerime de ilgi duymam. Eşcinsel olmak istemiyorum, hormon tedavisi işe yarar mı?

Biseksüalite yani kişinin hem karşı cinse hem de kendi cinsine ilgi duyması; ergenlik evresinde aşılması gereken önemli bir sorun­dur. Biseksüel sorunlar aşılmadan cinsel sorunların işlenmesi ola­naksızdır. Çünkü cinsel gelişimin aseksüel (sekse karsı ilgisiz veya isteksiz olan), biseksüel ve heteroseksüel (karşı cinse ilgi duyan) bir sıra izler. Cinsel gelişimin tamam­lanması, yani heteroseksüel ilişkilerin kurulması aseksüel ve biseksüel evreler­den geçerek, bu evrelerdeki sorunlar aşılarak sağlanmaktadır. Öte yandan er­genlik döneminin başlangıcında biseksüel eğilimlerin artması sık rastlanan bir durumdur. Ancak biseksüel eğilimler bilinçdışı çatışmalara, orga­nik, fizyolojik ve anatomik kökenlere dayanabilir. Hormon tedavisi, sadece hormon eksikliği durumlarında yararlı olabilen bir tedavidir, bir erkeğin cinsel yönelimini değiştirmez. Bu nedenle bir cinsel terapistle görüşmeniz uygun olur.