Etiket arşivi: özgüven arttırıcı çalışmalar

4-Geçici Eşcinsellik

Ergenlik çağı genellikle cinsel duyguların çok yoğun yaşandığı bir ve cinsel kimliğin netleştirildiği bir dönemdir. Bu dönemde tutkulu arkadaşlıklar geliştirilebilir veya her iki cinsten hayran olunan kişilere karşı derin cinsel duygular beslenebilir ve cinsel yönelim konusunda kafa karışıklığı yaşanabilir.

Ergenlik döneminde hemcinslerle çeşitli cinsel deneyimler yaşanabilir. Bu deneyimler normaldir ve kişinin kendi cinselliğini keşfetmesinin bir parçasıdır ve bu nedenle ergen hemen etikenlenmemelidir. Çünkü cinsellik konusuna merak duymak ve bazı şeyleri denemek ergenlik döneminde normaldir. Ergenlerin çoğu öpüşme, sürtünme, sarılma, sevişme veya bazen de elbiselerinin üzerinden birbirlerinin vücuduna dokunarak cinselliği keşfetmeye çalışırlar. Hatta birbirlerine mastürbasyon yapabilirler. Bu nedenle geçici eşcinsellik; ergenlik döneminin başlarında görülebilen, genç kızların ve delikanlıların kendi cinsleriyle kurdukları yakın ilişkileri içerir. Bu ilişkiler heteroseksüel sevgiye geçiş aşamasında yaşanan geçici eğilimler olduğu için ciddi bir sorun oluşturmayabilir. Ergenlerde sık rastlanan deneme amaçlı girişimler, genellikle geçicidir ve varsa evde ya da çevrede özellikle kendi cinsinden birinin daha fazla ilgilenmesi ve çocuğun hayatında kısıtlama yapılmaması önerilmeli ve çocuğu eğilim ya da yöneliminden utanç duyması ya da hasta gibi hissetmesi önlenmelidir. Çünkü, eşcinsel duygular ve deneyimler yaşayan birçok ergen daha sonra heteroseksüel ilişkilere girebilir.

CİSED, yaptığı araştırmalarda, çocukluk ve ergenlik çağında eşcinsel dürtü ve eğilimlerin çok sık yaşandığını ama zamanla geride suçluluk ve günahkarlık duyguları bırakarak yavaş yavaş söndiğinü tespit etti. Bu tür deneyimler ergenler için genellikle bir sorun olmaz ve böyle bir durumda eşcinsellik söz konusu da değildir.

Otto Fenichel’e göreergenlerin aynı cinsten gruplar halinde toplanmayı yeğelemeleri bir olasılıkla sosyal etkenlere bağlıdır. Böylece ergenler karşı cinsin kışkırtıcı varlığından kaçındıkları gibi, aynı zamanda yalnız da kalmamış olurlar. Ancak kaçındıkları şey başlarına gelebilir ve cinsellikten sakınmak umuduyla kurulan arkadaşlıklar bazen eşcinsel yakınlaşmalara yol açabilir. Ergenler arasında ara sıra yıpalan eşcinsel denemeler, geçici olduğu sürece ve cinsel kimlikte saplanmalara yol açmadığı süre sağlıksız olarak değerlendirilmemelidir. Ancak eregenler hem yalnız olmaktan, hem de karşı cinsin heyecan verici varlığından kurtulmak için eşcinsel toplulukları yeğleyebilirler, buna dikkat etmek gerekir.

Cinsel kimliği konusunda kafası karışmış bir ergeni hemen etiketlemek yerine, doğru cinsel bilgileri aktarmak, ona zaman tanıyarak cinsel yönelim konusunu dikkatle irdelemesini sağlamak veya gerekirse bir cinsel terapistten yardım almak doğru bir seçenek olacaktır. Ayrıca geçici eşcinsellikte başvuran ergenin gizliliğine saygı gösterilmeli, izin verilmesi durumunda aile görüşmesi yapılmalı, ailenin ergeni ya da kendini suçlaması önlenmelidir. Ergeni izole etmenin doğuracağı kötü sonuçları bilimsel bir biçimde anlatmalı, eşcinsellik hakkında daha ayrıntılı bilgi verilmelidir. Ergenle özgüven arttırıcı çalışmalar yapılmalı, AİDS ve diğer riskler konusunda eğitim verilmelidir. Çünkü eşcinsel bir yaşam birçok soruna ve çatışmaya yol açabilir. Ergenler gereksiz yere abartılmış cinsel korkular yüzünden içten içe rahatsız olabilir ve değişik şikayetler geliştirebilirler. Bu nedenle gerçek cinsel bozuklukların ve özellikle cinsel sapıklıkların ne olduğunun ergenler tarafından iyi bilinmesi çok önemlidir. Ergen bildiği sorunlarla daha kolay başa çıkabilir.

Geçici eşcinsellik, tedaviye yanıt verebilen, ikinci sıradaki tiptir.