Freud, Jung ve Eşcinsellik

Katgori: Eşcinsellik|Makaleler

14 Haz 2011

Gelelim Freud ve Jung mevzularına. Aşağıda kısaca S.Freud’ün cinsel gelişim konusunda ki kısa bir özetini sunuyorum, affedin orijinal metni Türkçe’ye çeviremedim.

Aetiological theories of homosexuality (Andrew Kirby)

During his lifetime, Freud posed four different theories of the aetiology of homosexuality (Lewes, 1988). In each, he addresses a different metapsychological issue in relation to homosexuality, i.e. libido and bisexuality (1905), narcissism (1910, 1914), projective mechanisms (1911, 1922), or unsatisfactory Oedipal resolutions (1920, 1922). Each theory refers to a narrowly constructed ‘hypothetical homosexual’, which Freud used to hypothesise different psychodevelopmental events possibly involved in the emergence of adult homosexuality (Drescher, 2001):

1. Homosexuality arises as a result of the Oedipus conflict and the boy’s discovery that his mother is ‘castrated’. This produces intense castration anxiety causing the boy to turn from his castrated mother to a ‘woman with a penis’.
2. In the Three Essays, Freud (1905) theorised that the future homosexual child is so over-attracted to his mother that he identifies with her and narcissistically seeks love objects like himself so he can love them like his mother loved him.
3. If a ‘negative’ or ‘inverted’ Oedipus complex occurs, a boy seeks his father’s love and masculine identification by taking on a feminine identification and reverting to anal eroticism.
4. Finally, homosexuality could result from reaction formation(2): sadistic jealousy of brothers and father is safely converted into love of other men.

While Freud believed the expression of homoeroticism has psychological origins, he did not believe psychoanalysis alone could solve the problem of homosexuality. He argued that explanation beyond this belonged to biology (Freud, 1920). As a result, Freud cautioned against seeing homosexuality as either unequivocally acquired or congenital (Murphy, 1992).

Summary
Freud did not think homosexuality was pathological in the sense that it was the consequence of degenerative physiology or psychology. He found homoeroticism compatible with normal psychological functioning and even associated it with elevated capacities and superior psychic and moral qualities. However, Freud did believe homosexuality represented stunted individual psychosexual development and from this perspective saw it as inferior sexuality in a mature adult.

Özet kısmında Freud’un eşcinselliği “gelişimi engelleyen, güdük bırakan (stunted) psikoseksüel bir süreç” olduğunu görüyoruz. Bu bakış açısından eşcinsellik yetişkinlerde alt düzey bir cinsellik olarak tanımlanıyor. Bendenizde TV konuşmamızda Freud’un eşcinselliği “rahatsızlık” olarak tanımladığını söylemiştim. (konuşmayı tekrardan dinlemedim belki de hastalık kelimesi ağzımdan kaçmıştır ama ifade etmek istediğim buydu). Toparlarsak yukardaki metinden de anlayacağımız gibi Freud genelde değişik yazılarında eşcinsellik üzerine heterojen hatta bazen çelişkili görüşler sunmuştur.

 

Gelelim C.G.Jung‘a…

Arketipler ve Kollektiv Bilinçdışı kitabının 1989 tarihli orijinal Almanca 7inci baskısının 86ıncı sayfasında Jung eşcinselliğe değiniyor ve…erkek kimliğinin “anima” ile ilişkisini anlatıyor. “Merkezi anne arketipinin etrafında olan anima, eğer bir erkekte fazla gelişirse, onun karakterini yumuşatır ve onu hassas, asabi, fevri, kıskanç ve uyumsuz yapar” diyor. Erkek eşcinselliğini “anima” ile bağlantılı olduğunu söylüyor, fakat patolojik bir sapkınlık olma ihtimalini düşük görüyor. Bu süreç daha ziyade Jung’a göre hermafrodit arketipten yetersiz bir şekilde ayrışmayı temsil ediyor. Tek yönlü bir cinsiyet kimliğine karşı yoğun bir direnç var. Ve Jung bu durum, asli cinsel kimlik tamamen yok olmadıkça, her zaman patolojik olayabilir diyor. Yine analitik psikoloji üzerine kaleme aldığı 2 makalesinin par. 173 de …”

Jung discusses the homosexual development in a boy and says “…Yet
the longing for a man’s leadership continued to grow in the boy,
taking the form of homosexual leanings — a faulty development that
might never have come about had a man been there to educate his
childish fantasies…”

eşcinsel eğilimleri yetersiz, eksik bir gelişim süreci olarak tanımlıyor. Fakat bu tanımların ötesinde eşcinsellik Jung psikoterapi ekolünün ana amacı olan “Individuation/Ferdileşme” sürecinde, yani merkezi arketip olan ve insanın tümcelliğini, dualizm ötesi varoluşunu temsil eden “SELF” (bizde gerçek benlik, “Can”) e ulaşma çabasında problem teşkil ediyor. Dengeli bir animus/anima yapısı bu sürecin olmazsa olmaz bir koşulu. Gördüğümüz gibi hem Freud ve hemde Jung, eşcinselliği hastalık/patoloji gibi görmeselerde, oluşturdukları teori gereği, yetersiz bir gelişim süreci olarak telakki ediyorlar.

Bildiğim kadarıyla eğer yetersizlik bir acı oluşturuyorsa, rahatsızlıktır ve müdahale gerektirir.





1 Yorum to Freud, Jung ve Eşcinsellik

Avatar

misantroppo

Haziran 16th, 2011 at 15:56

"solve the problem of homosexuality" ?! If it's not a problem, why shoud be solved?

Yorum Formu

İletişim ve Destek

Sosyal Medya

  • burakeses: Ben 17 yasındayım internet cafeden arkadaşlarım var onlarında gay olduklarını biliyorum ama h [...]
  • Veli: Yaw bunlarin 100%20 bende mevcut bendemi gayım şimdi :( [...]
  • sssssezar: aptal burak salak!!!! çocuktan bahsediyor admdan değil!!!!! [...]
  • sssssezar: salak burak sus!!!!! aptal yazan herşey doğru... çocuktan bahsediyor adamdan değil! aptal [...]
  • windows 8 upgrade: It was nice to read the article the patient who called. I also agree with the statement that the peo [...]
vajinismus Cem Keçe Cised Vajinismus Vajinismus ankara Erken Boşalma uzmanlar web tasarım