Homosevicilik

Katgori: Eşcinsellik|Makaleler

18 Eyl 2014

Homosevicilik, homo (eşcinsel, aynı, eş, türdeş) kelimesinden türetilmiş bir tür ruhsal bozukluk çeşididir. Homoseviciler, homoseksüelliğe, homoseksüel haklarına ve homoseksüellere karşı abartılı ve zıtlıklar içeren yoğun ilgi ve alaka duyarlar. Hatta “Kraldan çok Kralcı” davranırlar. Homoseksüellerin özgürlük ve hak arayışlarını onlardan çok savunurlar, onların avukatlığını yaparlar, bir tür yalakalık ve şakşakçılık içindedirler. Yani homosevicilik, homoseksüellerin meselelerini onlardan daha çok takip etmek, homoseksüellerler ilgili herhangi bir olay olduğunda onlardan daha çok taraftar olmaktır. İşin en kötü tarafı homoseviciler yaptıklarının pek de farkında değildir. Homoseviciler hayatları boyunca kendi fikirlerine sahip olamamıştır ama hep fikirleri ile saygı görmeyi isterler. Yaptıkları ise en basit yoluyla taktir ve onay dilenmek ve örnek aldıklarını taklit etmektir. Üzücüdür ki homosevici zaman zaman saygınlık kazanabilmektedir. Homosevicilik aslında yeni olan bir şey değildir, 1970’lerden sonra başlamış, insan hakları ve demokrasi havariliğiyle tavan yapmış ve şimdilerde yükselen bir değer olarak sunulmaya başlanmıştır, çünkü tapınma ve aşağılama insanın doğasında vardır.

 

HOMOSEKSÜELLER SENİNLE GURUR DUYUYOR

Homoseviciler nerdeyse tapındıkları, yüceleştirdikleri veya koşulsuzca savundukları homoseksüllerin çıkarları doğrultusunda onları mantıksızca ve akıldışı olsa da desteklerler ve savunurlar. Örnekleri etrafa bakıldığında fazlasıyla görülebilir. Homoseviciler destekledikleri kişi veya kişiler ne yaparlarsa yapsın, ne derlerse desin hemen alkışlayıp “Homoseksüeller seninle gurur duyuyor” tezahüratını yapıştırırlar, aykırı fikirlere de sözde insan hakları ve demokrasi adına, her türlü aşağılama ve hakaretle yersiz ve gereksiz öfke, nefret ve kinlerini kusurlar. Yani destekledikleri homoseksüelleri ve homoseksüelliği, bilimdışı iddialarla, hayatları pahasına gözlerini sakınmadan korurlar ama onlara karşı aykırı veya eleştirel bilimsel söz söyleyen olduğu zaman homoseksüellerden önce savunmaya başlarlar, o kişileri de sindirmeye çalışırlar. Kraldan çok Kralcı olan homosevicilerin soytarılardan bir farkı vardır. Homoseksüeller onların varlığından rahatsız olmaz, soytarılarını çok severler ve hoşlarına  gider. Çünkü bu tür bir bozukluğa yönelen insanlar, genel olarak ruhsal ve cinsel ihtiyaçları için “suçlama, aşağılama, karalama, çamur atma” gibi öfke boşaltım yoluna giderler. Dünya tarihindeki birçok makam ve mevki sahibi kişinin, bir kısım dernek ve organizasyonların, akademisyenlerin, ruh sağlığı profesyonellerinin homosevicilik ihtiyaçlarını gidermek için karalama ve aşağılama kampanyalarına ön ayak oldukları bilinmektedir.

 

HOMOSEVİCİLİK TERAPİSİ VE TEDAVİSİ GEREKEN RUHSAL BİR BOZUKLUKTUR…

Homoseviciler bir erkeğin aşkını ve sevgisini sadece başka bir erkeğin hak ettiğini düşünürler, onlara göre aşk asildir ve hak edilmelidir, kadınları sadece doğurganlık aracıdır. Sanki herkes homoseksüel olduğu sürece içlerindeki aşağılık duyguları ve kendilerinden bile sakladıkları tüm defoları ancak ikinci planda kalabilecektir. İnsan hakları ve demokrasi havarisi olan homoseviciler ikiyüzlüdür. Çünkü homoseksüelleğe karşı her türlü eleştiriye kapalıdırlar, bu kişileri yobaz olmakla suçlarlar, ellerinden geldikçe tüm savunma haklarını ellerinde alırlar, her türlü aşağılamayı kendilerine hak görürler, saldırırlar ve hatta şiddet uygulamada da dahil olmak üzere her türlü saldırgan davranışı savunurlar. tabi bunları homosevici olmayan hak etmiştir, o insan değildir. Yani tüm dünya onlara göre ikiye ayrılmıştır; homoseviciler ve homosevici olmayanlar… Egonun bölme ve inkar savunma mekanizmasıyla yaptıklarının farkında bile değildirler. Bu nedenle homosevicilik terapisi ve tedavisi gereken ruhsal bir bozukluktur.

 

PSİKOLOJİK BİR SORUN…

Bu ülkede en çok cinsellik konuşulur, cinselliğin en çok tabu olduğu konular merak edilir ve hakkında atılıp tutulur, türlü sözlük siteleri benzeri topiclerle dolar da dolar. Homosevicilere göre heteroseksüellik baskı aracıdır, neredeyse anormaldir. Her gece bardan bir erkek kaldırıp eve atan erkekler ve kendilerini gönüllü olarak eve attıran erkekler cinselliği canları istediği kadar haz almak amacıyla kullanabilirler ama heteroseksüeller istedikleri gibi bu hakkı kullanamazlar ve tadını çıkaramazlar. Çünkü tüm heteroseksüeller, homoseksüel olmadan homosevici rahat edemez. Ne yazık ki önümüzdeki süreçte, yalnız Türkiye’de de değil, özellikle Avrupa’da hatta, heteroseksüelliğin baskıcı ve anormal olduğunun altı daha net ve belirgin bir şekilde çizilecek. Şimdi insanların aile bağlarını koparıyorlar, ardından kendi içlerindeki özel bağlara müdahale edecekler. Bunun için ahlak, aile, toplum, çocuk gibi özellikle herkesin, her kesimin değişmez bam teline dokunacaklar, bu kavramların içini insan hakları ve demokrasi havariliğiyle boşaltacaklar. Buna paranoya diyebilirsiniz, paranoya olmadığını homoseksüel lobi faaliyetlerine ve her geçen gün artan homosevicilere bakarak anlayabilirsiniz. Homoseksüeller ve homoseviciler arasında derin bir bağnazlığa hazırlık var, bu artık açıkça görülebiliyor, resmen avuçlarını ovuşturuyorlar. İlk hedeflerden biri heteroseksüellik ve homoseksüelliğe eleştiri getirenler olacak. Çünkü artık iyice biliniyor ki, heteroseksüellik ne bir zorbalık, ne bir dayatma ne de başka bir şey, olsa olsa hayatın bir gerçeği, kesin ve net olarak heteroseksüellik bozukluk ve baskı aracı değildir. Bozukluk olarak kabul edilebilecek bir psikolojik sorun varsa o da homoseviciliktir.

 

HOMOSEVİCİLİĞİN ARDINDA NE VAR?

Peki bir insan neden homosevici olur? İşte bu soruya yanıt aramak, homosevicilikle mücadelede önemli bir yer tutacaktır. Şimdi bu nedenlere kısaca göz atalım…

 

(1) SAPKINLARI GİZLEME EĞİLİMİ

Homoseviciliğin ardında çoğu zaman bilinç seviyesinde olmayan sapkın ve çarpık cinsel eğilimlerin ve fantezilerin normalleştirilmesi ihtiyacı vardır. Herkes homoseksüel olursa, sapkın ve sıradışı cinsel eğilimler toplum tarafından normal kabul edilebilir.

 

(2) BİLİNÇDIŞI COMİNG OUT

Homosevicilik, bir şekilde içteki aşağılık duygularının ve homoseksüel fantezilerin dışa vurumu olarak görülmektedir. Çünkü homoseviciler aşağılık duygularını bastırma ihtiyaçlarını homoseksüelliği kendileri gibi algılamayan, yüceltmeyen, tapınmayanlar üzerinden giderir. Coming out, kişinin cinsel yönelimini veya cinsi kimliğini, uygun gördüğü kişilere, “kendi isteğiyle” beyan etmesi anlamına gelir. İngilizce coming out of closet (dolaptan yani saklandığı yerden çıkmak) kavramının kısaltması olan bu terim Türkçede de kullanılmaya başlandı. Outing (ortaya çıkarmak) ise, eşcinsel bir bireyin cinsel yöneliminin, “kendi isteği olmaksızın”, topluma ifşa edilmesidir. Homosevicilikle coming out farklıdır. Çünkü eşcinseller bu eğilimlerinin bilinçli olarak farkındadırlar ama bazı homoseviciler gizli eşcinsellerdir yani içselleştirilmiş homofobileri nedeniyle homoseksüel yönelimleri ve fantezileri bilinçlerine çıkamamıştır, bilinçdışındadır. Ancak yaşadıkları çevre homoseksüelliğe tapındığında veya herkes homoseksüel olduğunda bilince çıkabilecektir. Bu duruma maruz kalmış ünlü kişiler arasında bir çok akademisyen ve yazar bulunmaktadır.

 

(3) HETEROSEKSÜLLİKTE BAŞARISIZ OLMA…

Bazı homoseviciler yaşadıkları heteroseksüel ilişkilerde kendilerini mutsuz veya başarısız hissederler. Kadınlar daha çok mutsuzluğu, erkeklerde performans anksiyetesi adını verdiğimiz başaramama korkusunu ön planda tutarlar ve heteroseksüel partnerlerinden uzaklaşırlar, bedenleriyle ve bedensel performanslarıyla barışık değildirler, partnerleri tarafından aşağılanırlar, sevilmezler veya değer görmezler, hatta çoğu zaman terk edilirler. Bu nedenle heteroseksüellikten nefret edip, homoseksüel eğilimleri bilinçte olmasa bile homoseksüelliğe tapınırlar.

 

(4) DİNDEN, DEVLET OTORİTESİNDEN VE MUHAFAZAKARLIKTAN NEFRET ETME…

Homoseviciler, dinin, devletin ve muhafazakarlığın homoseksüelliği normal ve olağan bir cinsel yönelim olarak görmemesini bahane edip, bu kavramlara olan öfke ve nefretlerini homosevici söylemler ve eylemlerle dışa vururlar. Yani bu “Dostumun düşmanı dostumdur” mantığını hayata geçirirler.

 

(5) ENTELLEKTÜEL OLMA ÖZENTİSİ…

Sözde insan hakları ve demokrasi havarisi kesilen homoseviciler kendini entelektüel zannederler hatta entelektüelliği homoseksüelliğe eleştiri getiren herkese saldırmak, aşağılamak, fular takmak, biraz farklı giyinmek gibi zannederler, bilgi birikimi bakımından entelektüelliğin yanından bile geçemeyen şahsiyetlerdir. Gerçekte kendilerinde çok büyük eksiklikler hisseden insanlardır, çalışıp durumu düzeltmek yerine, beğenmedikleri fikirleri damgalamak için kullanırlar, bayağı, zayıf, antipatik bir duruma düşerler ama farkında bile değildirler. Her tavırlarıyla ve sözleriyle homosevici olurlar, yalan ve yanlış bilgilerle dolu olan sözde bilgi dağarcıklarını ortaya sermeye çalışan ve bunu yaparken de abes kaçan bir duygusallık ve nezaketsizlik sergileyen, kendini ortamla hiç alakası olmayan yerlere koymaya çalışan, burnu büyük kişilerdir. Aynı anda hem özenti, hem yalakalık içindedirler. Eşcinselliğin genetik bir geçiş olmadığını ve gelişimsel bir durum olduğunu söyleyen bir bilim insanını aşağılayarak eleştirirler, “Tedavi olmak isteyen eşcinsellere bu hak verilmelidir” diyenleri “yobaz, bilim dışı, şarlatan, yalancı” diye ezmeye çalışırlar. Bu nedenle tamamen çelişkilerden oluşmuş yapma, kartondan bir çiçek gibidirler, çelişkileriyle sevişirler.

 

(6) AŞAĞILIK DUYGULARININ DIŞA VURUMU…

Aşağılık kompleksi, bireysel psikoloji ekolünün kurucusu Alfred Adler tarafından ortaya atılan ve kişinin bazı yönlerde kendini diğerlerinden aşağı hissetmesi neden olan karmaşadır. Bu komplekse sahip kişilerde genellikle birilerine, bir fikre ve bir davaya tapınma, yalakalık yapma, o davanın bir parçası olma veya kendini ispat etme çabası görülür. Sıklıkla farkına varılmaz ve telafi etme düşüncesi, kişileri komik ve çelişkili durumlara sürükler, şaşırtıcı bir kazanım veya aşırı öfke ve nefret söylemleri gibi antisosyal davranışlarla sonuçlanır. Özgüven eksikliği, saplantı bozuklukları, kültürel yozlaşma aşağılık kompleksinin nedenleri arasında gösterilebilir. Adler, bütün gelişme dönemi süresince çocuğun ebeveyni ve genel dünyayla ilgili bir yetersizlik duygusu hissettiği kavramını geliştirmiştir. Aşağılık kompleksi olan homosevicinin kompensasyon için gösterdiği psikolojik veya fizik çabaların sonuçsuz kalmasıyla yalakalık, tapınma, nefret söylemleri gelişir; kişi başarısızlıklarını örtbas etmek ve başkaları üzerinde bir güç kazanmak için bu homoseviciliği kullanır. Çok kere depresyonla birlikte beliren aşağılık duygularına akademisyenler, ruh sağlığı profesyonelleri ve yazarlarda sık rastlanır. Bu vakalarda, kişi kendisine saygısını önemli derecede kaybetmiştir. Kişi toplumsal bakımdan düştüğünü, önemsiz kaldığını hisseder ve böylece homoseksüelliğe tapınmayan herkese ve kurumlara karşı paranoid reaksiyon tipleri geliştirebilir.

 

(7) SÖZDE İNSAN HAKLARI VE DEMOKRASİ HAVARİSİ OLMA…

Sözde demokrasi ve insan hakları havarisi olan homoseviciler, çelişkilerle doludur, ikiyüzlüdür. İnsan haklarına bile ters düşen düşünceleri homosevici eğilimleri nedeniyle bir kazanç savunurlar, homoseksüellerin özgürlüklerini savunurken, yaşadıklarından ve yöneliminden rahatsız olan homoseksüellerin tedavi olma haklarını görmezden gelirler hatta bu fikirde olanları aşağılarlar, bulundukları yerlerden kovulmalarına alkış tutarlar, onları ötekileştirip, susturmaya çalışırlar. Bağnaz ve yobazdırlar ama bu eğilimlerini homosevici olmayan ve homoseksüelliğe eleştirel yaklaşanlarda görürler yani bir tür yansıtma yaparlar. Bilgi olmadan fikir sahibidirler, insan hakları ve demokrasi adına tüm hak ihlallerini ve savunma hakkını engellemeyi meşru görürler.




Yorum Formu

İletişim ve Destek

Sosyal Medya

  • burakeses: Ben 17 yasındayım internet cafeden arkadaşlarım var onlarında gay olduklarını biliyorum ama h [...]
  • Veli: Yaw bunlarin 100%20 bende mevcut bendemi gayım şimdi :( [...]
  • sssssezar: aptal burak salak!!!! çocuktan bahsediyor admdan değil!!!!! [...]
  • sssssezar: salak burak sus!!!!! aptal yazan herşey doğru... çocuktan bahsediyor adamdan değil! aptal [...]
  • windows 8 upgrade: It was nice to read the article the patient who called. I also agree with the statement that the peo [...]
vajinismus Cem Keçe Cised Vajinismus Vajinismus ankara Erken Boşalma uzmanlar web tasarım