<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Eşcinsellik &#187; Makaleler</title>
	<atom:link href="http://www.escinsellik.net/kategori/makaleler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.escinsellik.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 16 Mar 2010 07:15:12 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.4</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Eşcinsel Bir Yakını Olan Aileler ve Genel Tepkileri</title>
		<link>http://www.escinsellik.net/escinsel-olan-aileler-ve-genel-tepkileri/</link>
		<comments>http://www.escinsellik.net/escinsel-olan-aileler-ve-genel-tepkileri/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 2009 14:54:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[aileler ve eşcinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[eçcinsel sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[eçcinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[eşcinsel aileleri]]></category>
		<category><![CDATA[Eşcinsel Olan Aileler]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Tepkiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.escinsellik.net/?p=125</guid>
		<description><![CDATA[Eşcinsellik  kadar eşcinsel bir evlada sahip olmak da çok zor ve acılı bir süreçtir. Aileler  genellikle bir hastalık olarak gördükleri eşcinsellik konusunda konuşmaktan  kaçınırlar ve hemen tedavi arayışına girerler. Bazen de paradoksal bir biçimde  eşcinsellik konusunda ne kadar az şey konuşurlarsa veya bilirlerse çocukları  için o kadar iyi olacağı gibi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Eşcinsellik  kadar eşcinsel bir evlada sahip olmak da çok zor ve acılı bir süreçtir. Aileler  genellikle bir hastalık olarak gördükleri eşcinsellik konusunda konuşmaktan  kaçınırlar ve hemen tedavi arayışına girerler. Bazen de paradoksal bir biçimde  eşcinsellik konusunda ne kadar az şey konuşurlarsa veya bilirlerse çocukları  için o kadar iyi olacağı gibi yanlış bir inanışa sahip olabilirler. Yani bir  nevi kafalarını kuma gömüp, oradan eşcinselliği kendilerinin yarattığı gerçeğini  inkar eder ve aile ilişkilerindeki bir dizi ihmalin sonucunda meydana gelen  eşcinselliğe söverler. Ama kafalarını kuma gömseler de eğilince  bir yerlerinin  iyiden iyiye açıkta kaldığını da görmezden gelirler. Bazıları “keşke alkolik,  eroinman veya hırsız olsaydı ama eşcinsel olmasaydı” gibi keşkeler ile olayı  başka bir boyuta çekip kendi sorumluluklarını görmezden gelme eğilimindedirler.  Bazıları da “hepsi geçecek, düzelecek, bizim aileden  böyle biri çıkamaz” diye inkara devam ederler. Bir kısmı ise gerçek bir yasa  büründükten sonra “<strong>o benim evladım, ne  olursa olsun onu seviyorum ve kaybetmek istemiyorum</strong>” diyerek en doğru seçimi  yaparlar.</p>
<p><strong>Eşcinsel yakını olan  ailelerde en sık duyulan yakınmalar</strong> şunlardır:</p>
<p><em>—Bunu bize nasıl  yapabil­din. </em></p>
<p><em>—Sende hiç utanma,  arlanma, ar veya namus yok mu?</em></p>
<p><em>—Elalem ne  der?</em></p>
<p><em>—Elalemin yüzüne nasıl  bakacağız?</em></p>
<p><em>—Sana bütün emeklerim  haram olsun, yediklerin burnundan fitil fitil gelsin.</em></p>
<p><em>—Yemedik yedirdik,  içmedik içirdik, giymedik giydirdik, mükâfatı bu mu  olacaktı?</em></p>
<p><em>—Ya bizi ya  eşcinselliği seç.</em></p>
<p><em>—Seni evlatlıktan ret  ediyorum.</em></p>
<p><em>—Senin gibi evlat  olmaz olsun.</em></p>
<p><em>—Aile şerefimizi iki  para­lık ettin.</em></p>
<p><em>—Hemen seni  evlendirelim, düzelirsin.</em></p>
<p><em>—Hemen bir hocaya  götürelim, okutalım.</em></p>
<p><em>—Hemen bir psikologa  veya bir doktora götürelim, o düzeltir.</em></p>
<p>Aile içinde yaşan bir  diğer suçlamada ebeveynler arasında yaşanır. Anne baba birbirini şu şekilde  suçlayabilir:</p>
<p><em>—Hep senin  yüzünden.</em></p>
<p><em>—Adam olsaydın da  doğru dürüst bir babalık yapsaydın. </em></p>
<p><em>—Oğlunla ilgilenmedin,  bak ne hale geldi.</em></p>
<p><em>—Senin gibi bir  kadının yetiştireceği çocuktan ne bek­lenirdi ki?</em></p>
<p><em>—Zaten senin aile  yapın da bozuktu, sana çekmiş bu çocuk.</em></p>
<p><em>—Nerden bilecektik  ki.</em></p>
<p><em>—Ahh, ah günahımız  çokmuş.</em></p>
<p><em>—Tanrı böyle  yazmış.</em></p>
<p><em>—Tek suçlu benim, onu  çok ihmal ettim.</em></p>
<p><em>—Tek suçlu benim, onu  kız gibi yetiştirdim.</em></p>
<p>Hiçbir aile çocuğunun  eşcinsel olmasını iste­mez, ancak çocuklukta öyle hatalar yaparlar ki bu sonucu  hazırlarlar ama bilmeden hata yaparlar, bu da doğaldır. Çünkü ülkemizde <strong>evlilik öncesi anne, baba ve eş  eğitimleri</strong> maalesef verilmemektedir. Bu da ailelerin istemeden de olsa  yanlışlar yapmasına yol açmaktadır.</p>
<p>Yakınlarında  cinsel rolün cinsel kimliğe uygun olmadığını anlayan aileler hemen telaşa  kapılır. Aileler eşcinselliği çok ağır ruhsal bir hastalık olarak görür. Bu  nedenle ailenin eğitim seviyesine göre çocuklarına yaklaşımları da farklı olur.  İyi eğitimli bir aile soruna “<strong>yardım  edin değişsin</strong>” diye yaklaşırken; bir diğer grup ailede “<strong>değiştirin yoksa biz değiştireceğiz</strong>”  diye baskıcı yaklaşabiliyor. Bu aileler; “<strong>kişinin duygusal ve fiziksel olarak hangi  cinsiyetten  kişilere ilgi duyduğu o kişinin cinsel yönelimiyle ilgilidir ve  cinsel yönelim kavramının fanteziler, duygusal bağlanma, cinsel davranış ve  kendini tanımlama gibi birçok bileşeni vardır, bu nedenle insana saygı  çerçevesinde eşcinsel kişiye yaklaşılmalıdır, birlikte yaşanılan bu dünyayı  yalnızca kişiler birbirini anlayarak güzelleştirebilir</strong>” mantığını kavrayarak  sakin olmalıdırlar. Çünkü <strong>eşcinsellik  bir kader değildir. Kişi isterse değişebilir</strong>.</p>
<p>Yakınının  eşcinsel olduğunu öğrenen ailelere aşağıdaki önerilerde bulunmakta fayda vardır.  Bunlar;</p>
<p>—umudunuzu  yitirmeyin,</p>
<p>—çelişkili onur kıncı  davranışlardan hep kaçının,</p>
<p>—onu asla  aşağılamayın,</p>
<p>—çocuğunuzun cinsel  eğilimini kesinlikle bir tehdit aracı olarak kullanmayın,</p>
<p>—kendini suçlu hisseden yakınınıza  dünyada tek eşcinselin kendisi olmadığı söyleyin ve asla evlendirmeye ya da  heteroseksüel bir ilişkiye zorlamayın, çünkü bu onları geri dönülmez bir yola  sokabilir,</p>
<p>—öncelikle eşcinsellik hakkında daha  ayrıntılı bilgi verilmesi, tıbbi ve ruhsal destek için profesyonel bir yardım  arayışına girişin, bu sizin ve çocuğunuzun durumu net anlamasına yardımcı  olacaktır,</p>
<p>—dünyanın sonu gelmiş, çocuğunuz  korkunç bir suç işlemiş ya da yüz kızartıcı bir durum varmış gibi davranmayın,</p>
<p>—suçluluk, pişmanlık gibi duygulara  kapılmayın ve bunu çocuklarınıza yansıtmayın, eğer böyle davranırsanız onu  kendinizden uzaklaştırabilir ve yanlış yönlere sapmasına yol  açabilirsiniz,</p>
<p>—cinsel yönelimi ne olursa olsun,  yakınlarınıza sevgi gösterin, koşulsuz sevin ve destek olun, onu toplumdan  koparmayın, toplumla saygın bir ilişki kurmasını sağlayın,</p>
<p>—her türlü  aşağılamadan, kınamadan, yıkıcı eleştiriden, zorlamadan ve hiddet  gösterilerinden kaçının, aksi durumda ger­çekte evladınızı daha güç durumlara  sokabilirsiniz,</p>
<p>—ona sevgi ve  anla­yışınızı esirgemeyin, unutmayın sevgi çoğu kez bir mucize  yaratabilir,</p>
<p>—ona sevdiğinizi daha  sık söyleyin ve koşulsuz sevin.</p>
<p>—asla kendinizi  suçlamayın,</p>
<p>—anlayışlı olun,  hayatı ne kendinize, ne de çocuğunuza ze­hir etmeyin,</p>
<p>—huzursuzluğunu,  mutsuzluğunu ve yaşadığı duygusal gerilimleri kabullenmeye ve duyumsamaya  çalışın,</p>
<p>—onu dinleyin, ve  gerçekleri yüz yüze konuşmaktan asla çekinmeyin,</p>
<p>—acele  etmeyin, telaşa kapılmayın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.escinsellik.net/escinsel-olan-aileler-ve-genel-tepkileri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İçselleştirilmiş Homofobi</title>
		<link>http://www.escinsellik.net/icsellestirilmis-homofobi/</link>
		<comments>http://www.escinsellik.net/icsellestirilmis-homofobi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 2009 14:53:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[günahkarlık]]></category>
		<category><![CDATA[Heteroseksüalizm]]></category>
		<category><![CDATA[Homofobi]]></category>
		<category><![CDATA[iç daralması]]></category>
		<category><![CDATA[iç sıkıntısı]]></category>
		<category><![CDATA[İçselleştirilmiş Homofobi]]></category>
		<category><![CDATA[intiha]]></category>
		<category><![CDATA[kabullenememe]]></category>
		<category><![CDATA[kendiyle barışmama]]></category>
		<category><![CDATA[öfkelenme]]></category>
		<category><![CDATA[suçluluk hissetme]]></category>
		<category><![CDATA[utanç duyma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.escinsellik.net/?p=123</guid>
		<description><![CDATA[Eşcinselliğin  toplum tarafından algılanışı, gerçek eşcinsellerin kendi kimliklerini kabul  edebilmelerini olumsuz yönde etkilemektedir. Heteroseksüalizm, eşcinselliği ve  heteroseksüel olmayan her türlü davranış, yönelim, kimlik ve ilişkiyi reddeden,  kötü gören ve damgalayan bir sistemdir. Homofobi; eşcinsellere ve eşcinselliğe karşı mantık  dışı kin, nefret ve aşağılama şeklindeki haksız  yargıların beraberinde  getirdiği, eşcinsellere  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Eşcinselliğin  toplum tarafından algılanışı, gerçek eşcinsellerin kendi kimliklerini kabul  edebilmelerini olumsuz yönde etkilemektedir. <strong>Heteroseksüalizm</strong>, eşcinselliği ve  heteroseksüel olmayan her türlü davranış, yönelim, kimlik ve ilişkiyi reddeden,  kötü gören ve damgalayan bir sistemdir. <strong>Homofobi</strong>; eşcinsellere ve eşcinselliğe karşı mantık  dışı kin, nefret ve aşağılama şeklindeki haksız  yargıların beraberinde  getirdiği, <strong>eşcinsellere  şiddet uygulanmasını savunma veya şiddet eylemlerinde bulunmayı içeren davranış  ve tutumlar</strong><strong> </strong>olarak  tanımlanabilir. Yani <strong>referans  noktası eşcinsellere saldırı ve şiddet uygulanması, şiddetin  savunulması</strong>dır.  Eşcinsel bir kişinin ruhsal ve bedensel gelişimi sırasında toplumun  eşcinsellik hakkındaki olumsuz bakış açısını içe alması ve benliğini bu inanç ve  duygularla değersizleştirmesi sonucunda <strong>içselleştirilmiş homofobi</strong> adını  verdiğimiz bir durum meydana gelebilir. İçselleştirilmiş homofobi bazı kişilerde  <strong>yoğun bunaltı, iç sıkıntısı, iç  daralması, depresyon</strong>, <strong>suçluluk hissetme, günahkarlık, utanç  duyma, inkar etme, öfkelenme, kendini kabullenememe, AİDS’e bağlı damgalama  korkusu, kendiyle barışmama</strong> ve hatta <strong>intihar</strong>a bile yol açabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.escinsellik.net/icsellestirilmis-homofobi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zafer Uçuşu</title>
		<link>http://www.escinsellik.net/zafer-ucusu/</link>
		<comments>http://www.escinsellik.net/zafer-ucusu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 May 2009 08:37:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Makaleler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.escinsellik.net/?p=106</guid>
		<description><![CDATA[Her insan, her hayat, her canlı, her  var oluş ikinci bir şansı hak eder. İnsanoğlunun doğasında vardır hata yapmak,  yarı yoldan dönmek, her defasında yeniden başlamayı istemek. Doğru olanda budur  zaten, amacımız her zaman başarıya ulaşmak, kazanmak ve büyümektir. Dünyanın en  iyi insanında gayesi budur, en kötü insanını da. Çocukluğumuzdaki  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span><span style="font-size: small;">Her insan, her hayat, her canlı, her  var oluş ikinci bir şansı hak eder. İnsanoğlunun doğasında vardır hata yapmak,  yarı yoldan dönmek, her defasında yeniden başlamayı istemek. Doğru olanda budur  zaten, amacımız her zaman başarıya ulaşmak, kazanmak ve büyümektir. Dünyanın en  iyi insanında gayesi budur, en kötü insanını da. Çocukluğumuzdaki  mutluluk-başarı hedefleri bizleri kötü yapmaz, bizleri kötü yapan, acı çektiren  hedeflerimize giderken seçtiğimiz yollardır. Bazen de bu kılıflanmış kötü yollar  amacımızı değiştirir, bizi değiştirir, hayatımızı, yönümüzü değiştirir. </span></span></p>
<p><span><span style="font-size: small;">Yaşamımızda acı çekmeye başladığımız an  anlamayıyız ki, hedefimize giderken seçtiğimiz yol yanlış. Gitmek istediğimiz  özgürlük, barış, bolluk, bereket diyarlarına değil cehennemin tam ortasına doğru  dönüşü zor bir yol izliyoruz. Ve hata yapıyoruz! Bunu anladığımız an zafer  uçuşumuz için dişlerimizi bileyeceğimiz, cesaretimizi göklere çıkartacağımız,  kendimizi en çok seveceğimiz an olmalı. Tıpkı bir kartal  gibi…</span></span></p>
<p><span><span style="font-size: small;">İhtişamlı görüntüleriyle dağların,  uçurumların, kraterlerin ulaşılmaz noktalarında uçan kartallar ortalama bir  insan kadar yaşaya bilirler. Ancak büyük bir seçim yapmak zorundadırlar,  ömürlerine ömür katmak için. Bizlerde dönem dönem tıpkı kartallar gibi cesurca  kararlar vermek zafer uçuşumuz için acı çekmek zorunda kalabiliyoruz, kalmalıyız  da pes etmek yerine…</span></span></p>
<p><span><span style="font-size: small;">Kartallar kırklı yaşlarına  geldiklerinde avlanmaları ve hayatta kalmaları için ihtiyaç duyduğu tüm yaşamsal  organları yaşlanmış olur. Uzayarak göğüs kafesine dayanmış bir gaga, kartlaşmış  ve eskisi kadar keskin olmayan pençeler, uçmasını zorlaştıran yaşlı tüylere  sahiptir. Ve iki seçeneği vardır! Ya avlanamayarak açlıktan ölecek yada yeniden  doğacak, zafer uçuşunu büyük bir şölene dönüştürecektir. Kartalların çoğu  yeniden doğuşu seçer ve gözlerden ırak, güvende olabileceği bir dağın zirvesinde  beş ay kadar sürecek yaşam orucunu tutmaya başlarlar. Önce uzamış gagalarını  sert kayalara vurarak kopartır, kanlar içerisinde aç bir şekilde haftalarca  gagasının tekrar uzamasını bekler… Gece ve gündüz yarışırken kartallar hiç  bıkmadan beklerler. Yine uzun bir gecenin şafağında daha genç, daha keskin, daha  ihtişamlı gagasının tamamen çıktığını fark eden kartal gagası ile kartlaşmış  pençelerini yerinden söker ve amansız bekleyişine devam eder. Pençeleri  yerlerine oturduğunda son bekleyişi için tüylerini, kanatlarını yolacaktır. Ve  gün gelecek tüm canlıların hayranlıkla izleyeceği zafer uçuşunu yapacaktır, beş  ay kaldığı dağın zirvesinden ufka doğru. Kartallar tıpkı masallarda ismi geçen  “Zümrüdü<span>  </span>Anka” kuşu gibi küllerinden doğar. Ömrüne belki otuz  belki kırk yıl daha ömür eklerler. </span></span></p>
<p><span><span style="font-size: small;">Daha uzun ve kaliteli bir yaşam her  zaman ikinci bir şansla meydana gelir. Ama bu başkalarının bizim hatalarımızı  görmemezlikten gelerek bizlere verdikleri ikinci şans değil, bizim kendimize  verdiğimiz ikinci şansla, değişimi istemek ve kabul etmekle kazanabileceğimiz  bir yaşamdır. Ya başkalarından ikinci bir şans isteriz, yada başkalarının  değişmesini isteriz hedefimize ulaşmak adına. Böyle mutlu olacağımızı, böyle  başarabileceğimizi sanırız, ama hep yanılırız. İkinci şansları biz yaratırız  aslında, değişerek, gelişerek büyüyerek, cesur olarak acılara göğüs gererek biz  vermeliyiz kendimize ikinci şansımızı. </span></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.escinsellik.net/zafer-ucusu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
