Eşcinsellik tek bir durum değildir, birçok alt tipi vardır

Eşcinselliğin 12 alt tipi vardır. Bunlar;

A-Açık eşcinsellik

1-Gerçek eşcinsellik

2-Yalancı eşcinsellik

3-Eyleme vurulmayan eşcinsellik

4-Geçici eşcinsellik

5-Durumsal eşcinsellik

6-Cinsel fantezilerin eyleme vurulduğu eşcinsellik

7-Seks işçiliği şeklinde yaşanan eşcinsellik

B-Gizli eşcinsellik

8-Homofobik tutumlarla kendini gösteren gizli eşcinsellik

9-Eşcinsel olma korkusu veya takıntısıyla kendini gösteren gizli eşcinsellik

10-Maçoluk veya aşırı erkeksi tavırlarla kendini gösteren gizli eşcinsellik22

11-Aşırı çapkınlık yapma eylemleriyle kendini gösteren gizli eşcinsellik

12-Heteroseksüel olduğunu düşünme şeklinde kendini gösteren gizli eşcinsellik

Uluslararası tanı sistemlerine göre eşcinsellik

Eşcinsellik birçok klinisyen tarafından farklı olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde klinisyenler arasında hastalık olmadığı, üçüncü bir cins olduğu ve tedavi gerektiren bir durum olmadığı düşüncesinin yanında; tamamen bir hastalık olduğu ve neredeyse zorunlu bir şekilde tedavi edilmesi gerektiği düşünceleri, konu ile ilgili kutuplaşmayı ve beraberinde de kaçınılmaz bir şekilde tartışmayı getirmektedir. Aslında konu bu alanda çalışanlarca bu şekilde birbirine zıt iki kutuplu bir yaklaşım olarak algılanmamaktadır. Algılansa dahi bu konudaki tartışmaları üslubu ve adabı ile yapmak bize ve kamuoyuna yol gösterici olabilir.

DSM-IV-TR ve ICD-10 gibi uluslararası hastalık tanı sitemlerinde eşcinselliğin ele alınışı yukarıda konu edindiğimiz kutuplaşmayı göstermesi açısından önemlidir. Eşcinsellik DSM-IV tanı sistemine göre, 1970’li yıllara kadar bir bozukluk olarak değerlendirildi. Bu hastalık kavramı insanoğlunun var olmasıyla 1970’li yıllara kadar eşcinsel insanlara istekleri dışında tedavi adı altında medikal, psikolojik ya da tamamen insanlık dışı uygulamaların yapılmasına bir gerekçe oldu. DSM-IV tanı sisteminde hastalık olmadığı kabul edilince eşcinsel insanlar ya da eşcinsel lobi büyük bir huzura kavuşmuş oldu. Sorun bu şekilde tamamen çözülmedi. Hâlbuki “eşcinsel olma veya olmama”, “eşcinselim ya da değilim” deme sorunu; hem toplum bazında hem de eşcinsellerin azımsanmayacak bir kısmı için halen devam etmektedir. ICD-10’nun eşcinsellikle ilgili yaklaşımı kanımızca daha doğrudur, terapistlere ve bu sorunu yaşayan insanlara daha yol göstericidir. ICD-10’nda eşcinsellik; F66 kodu ile cinsel gelişme ve yönelimle ilgili ruhsal ve davranışsal bozukluklar adı altında ele alınmıştır ve burada “sadece cinsel yönelim bir bozukluk olarak kabul edilmemelidir” ibaresi vardır. Homoseksüalite, heteroseksüalite ya da biseksüalite cinsel gelişme ve yönelimdeki kişi için sorunlu olabilecek farklılıkları belirtmek için kullanılmıştır. Ancak cinsel olgunlaşma bozukluğu, benliğe yabancı cinsel yönelim ve cinsel ilişki bozukluğu gibi durumların eşcinselliğe eşlik etmesi için, kişinin eşcinselliği ya da eşcinsel ilişkiyi yaşamayı bir sorun haline getirmesi gerekmektedir. Yani ICD-10’nun bu yorumuna bakıldığında eşcinselliğin bazı türlerinin ruhsal bir sorun olarak kabul edildiği görülecektir. Uluslararası tanı sistemlerini bir tarafa bırakalım, bir klinisyen olarak bu durumdan rahatsızlık duyan bazı insanların şayet kendileri istiyorsa tedavi edilmesi gerektiği ya da onların onarım tedavilerinin yapılandırılması gerektiğine inanıyorum.

EŞCİNSELLİĞİN İLK BELİRTİLERİ
Çocukluk yıllarında biyolojik cinsiyete uygun olmayan davranışlar ve diğer aynı cins çocuklarla ya­şanan problemlerin birlikte görülmesi eşcinselliğin ilk belirtileri olarak kabul edil­mektedir. Aynı cinse çocuklar tarafından dışlanma ve kişinin kendi cinsi­yetinden alacağı kuvvetten mahrum kalması, aynı cinsin ero­tikleştirilmesine neden olabilir. Sıklıkla rastlanan, teşhircilik ya da aşırı tutuk davranışlarla kendini gösteren bir bedene yaban­cılaşma süreci söz konusudur. Ayrıca kişisel güç duyumunda eksiklik yaşanır. Sonuçta, örselenmiş cinsiyet kimliğini onar­ma dürtüsü olarak eşcinsellik gelişebilir.
Erkeklerde eşcinselliğin ilk belirtileri şunlardır; Devamını oku »

EŞCİNSELLİKLE İLGİLİ BEŞ MİT

“Şuh-u güzeşte var ki nice nevcivan (genç oğlan) değer.

Geçmiş zaman olur ki hayali cihan değer.”

Hayali

1. MİT: Eşcinsellik normal bir durumdur ve biyolojik kökenli olduğu saptanmıştır.

Eşcinselliğin biyolojik ya da genetik kökenli olduğuna dair kabul görmüş ve ispatlanmış bilimsel bir veri mevcut değildir. Biyolojik faktörler eşcinselliğe yatkınlık konusunda bir rol oynayabilir. Ancak daha başka birçok psikolojik durumun varlığı bir gerçektir.

Araştırmalar psikolojik ve sosyal faktörlerin eşcinsel yönelimde büyük ölçüde etkili olduğunu göstermektedir. Erken çocukluk yaşantıları, taciz, kendi cinsinden akranlarının yanında kendini yetersiz hissetme cinsel kimlikte karışıklığa yol açabilir. Aynı zamanda kendi cinsel kimliğini sorgulayan bir genç, toplumda teşvik edilen eşcinsel özgürleşmesinin etkisinde de kalabilir.

Devamını oku »

Eşcinselliğin görülme oranı %12

ABD’de yapılan araştırmalar, erkeklerin %20’inde, kadınların ise %18’nde eşcinsel eğilim olduğunu göstermektedir. CİSED’in 2004 yılından beri yaptığı ve şu an itibarıyla 5000 kişiye ulaşan Eşcinsellik Anketi’ne göre; ülkemizde eşcinsellik oranı %12 gibi gözükmektedir. Ancak konunun hassasiyeti ve gizli eşcinsellerin sayısı göz önüne alındığında bu oranın daha fazla olması muhtemeldir. Peki, ülkemizde her on kişiden birinde eşcinsellik sorunu varsa, bu insanlar  isteyerek mi eşcinsel oldu? Bir o kadar insan da hangi nedenle eşcinsel oldu? Tüm bu soruları kendimize sorup, vicdanlarımızla hesaplaşmanın zamanıdır. Hangi gerekçeyle olursa olsun, bu sorunun tartışılmasına engel olmak ve tedavi arayışındaki eşcinsel arkadaşlarımızın taleplerine kayıtsız kalmak, “eşcinsellik hastalık değildir” diye görüş açıklamak, topluma ve özellikle de annelere yapılacak en büyük kötülüktür. Çözümün adı tartışmaktır.

Devamını oku »

İletişim ve Destek

Sosyal Medya

  • burakeses: Ben 17 yasındayım internet cafeden arkadaşlarım var onlarında gay olduklarını biliyorum ama h [...]
  • Veli: Yaw bunlarin 100%20 bende mevcut bendemi gayım şimdi :( [...]
  • sssssezar: aptal burak salak!!!! çocuktan bahsediyor admdan değil!!!!! [...]
  • sssssezar: salak burak sus!!!!! aptal yazan herşey doğru... çocuktan bahsediyor adamdan değil! aptal [...]
  • windows 8 upgrade: It was nice to read the article the patient who called. I also agree with the statement that the peo [...]
vajinismus Cem Keçe Cised Vajinismus Vajinismus ankara Erken Boşalma uzmanlar web tasarım